Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/4886 E. 2023/7973 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4886
KARAR NO : 2023/7973
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/143 E., 2022/323 K.
DAVACILAR : 1-… vekili … …,
2-… vekili … …
DAVALILAR : 1-… vekili … …,
2-… vekili … …, 3-…, 4-… İnşaat Ltd. Şti. vekili … …,
5-… … Ltd. Şti. vekili … …
DAVA TARİHİ : ….01.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın redddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının küçük kardeşleri olan davalıların, hisselerini ağabeyleri olan davacı …’e devrettiklerini, ancak …’ün sözleşmenin bazı maddelerini ifa etmediğini … sürerek … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/421 Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri … Beton Boru ve İnşaat Sanayi A.Ş. ile … hakkında dava açtıklarını, bu davada ihtiyati tedbir isteminde bulunduklarını ve taleplerinin reddedildiğini ancak adı geçen mahkemece verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın geldiği … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/36 esas sayılı dosyasında yenilenen tedbir istemi hakkında bu defa o davanın davalısı olan … A.Ş. adına kayıtlı … İlçesi Akören Köyü 167 parsel ile … adına kayıtlı … İlçesi İlyakut Köyü 453 parsel hakkında tedbir kararı verildiğini, yargılama sonunda ise davanın reddine karar verildiğini ve kararın temyizi üzerine Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini belirterek davalıların … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/36 esas sayılı dosyasında açtıkları dava ve aldıkları haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle müvekkillerinin telafisi imkansız zararları olduğunu beyanla haksız konulan tedbirler nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödetilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararı verilen davanın haklı bir dava olduğunu, davacı …’ün kendisine güvenen kardeşlerini aldatmış ve kandırmış olduğunu, bu nedenle kendi kusuru hatta kastı olan davacının müvekkillerinden tazminat talep etme … bulunmadığını, davacı vekilinin haksız ihtiyati tedbir nedeniyle davacı firmanın iflas ettiğini beyan ettiğini, oysa davacı firmanın tüm ticari defter ve kayıtları ile iflasın ertelenmesi dosyası incelendiğinde bunun doğru bir beyan olmadığının anlaşıldığını, milyonlarca TL bedelli … alan davacı firmanın iflas etmesinin temel nedeninin kötü yönetim şekli olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin ilk kararı ile davalıların ihtiyati tedbir kararı aldıkları davanın reddedildiği ve kesinleştiği, dolayısıyla ihtiyati tedbirin haksız olduğu, davacılardan … adına kayıtlı olan taşınmazın satılarak şirkete sermaye olarak konulmasının teknik olarak mümkün olduğu ve bu davacı açından maddi tazminat koşullarının gerçekleştiği, davacıların manevi tazminat talebi ile davacı şirketin maddi tazminat talebinin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle bu tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire; ihtiyati tedbire dayanak davanın reddedilmesine karar verilmekle ihtiyati tedbirin kendiliğinden ortadan kalktığı ve haksız hale dönüştüğü gözetilerek davacının haksız ihtiyati tedbirin uygulanması nedeniyle aralarında uygun illiyet bağı bulunan zararlarının araştırılıp, soruşturulması, kapsamının belirlenmesi, tarafların bu konuda gösterdikleri ve gösterecekleri delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmesi gerektiği, davacının maddi zararının ne şekilde oluştuğu hususunda hüküm kurmaya yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, “…üretimde, işletme sermayesinin yetersizliği nedeniyle her dönem banka kredisi kullanıldığı, davacı …’ün banka kayıtlarından … kredi kullanmadığı ve kendisine ait taşınmazı satarak şirkete işletme sermayesi yaptığına ilişkin bir bilgi mevcut olmadığı tespiti nazara alınarak haksız ihtiyati tedbir nedeniyle açılan tazminat davasında davacının zararını ispat etmesi şart olduğu dosya kapsamında mevcut deliller kapsamında davacıların haksız ihtiyati tedbir dolayısıyla uğramış oldukları gerçek zararın bulunduğunu ispat edemedikleri” gerekçesiyle davacılar yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine, mevcut olayda taraflar arasındaki ihtilaf nedeniyle yasal yollar kullanılarak bir dava açıldığı ve tedbir kararı alındığı, dosya kapsamı itibariyle davalıların salt kötüniyetle hareket ettikleri konusunda kanaatin oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin de reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olaya ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davanın konusunun davalıların açtıkları dava ve almış oldukları haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğramış oldukları zararların tazmini olup kusursuz sorumluluk esası kabul edildiğini, müvekkilin şahsı ve müvekkil şirket adına kullanılan ticari kredilerin; her ikisinin de malvarlığının ihtiyati tedbir kapsamında olması ve teminat olarak gösterilememesi sonucu riskli olarak değerlendirilerek; yüksek kredi faizleriyle alınmış olmasının ve krediler için ödenen bu yüksek faizlerin zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı müvekkillerin borca batık olduklarının mahkeme tarafından saptandığını, 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; hukuki değerlendirme yapıldığını, davacı müvekkillerin gerek şahıs gerekse şirket olarak; iflasın ertelenmesi talebi ile saygınlıgını yitirdiğini, hem şirket hem de müvekkilinin şahsen malvarlıklarında deger kaybına uğradıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların malvarlığı üzerine uygulanan ihtiyati tedbir nedeniyle malvarlığında meydana geldiği iddia edilen maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu,

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

14…..2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.