YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3229
KARAR NO : 2022/16963
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 26.01.2012 tarihinde davalının sigortacısı olduğu aracın dava dışı sürücü …’in sevk ve idaresinde iken davacıların murisi …’in sürücüsü olduğu araca arkadan çarpması sonucu …’in tedavi gördüğü hastanede 10.03.2012 tarihinde vefat ettiğini, kazanın oluşumunda sürücü …’in tam kusurlu olduğunu, davalı şirkete müracaat edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ve davacı eş … ile kızları …, … ve …’in müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili; 12.08.2013 tarihli açıklama dilekçesinde 200.000,00 TL tazminatın 110.000,00 TL’sinin …, 20.000,00 TL’sinin …, 30.000,00 TL’sinin …, 40.000,00 TL’sinin … için talep edildiğini bildirmiştir.
Davacılar vekili tarafından 18.03.2015 tarihli dilekçe ile dava değeri … için 143.656,41 TL, … için 30.451,36 TL, … için 25.513,29 TL ve … için 11.898,40 TL olmak üzere toplam 211.519,40 TL olarak ıslah edilmiştir.
Davalı vekili; davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğunu, davacılara yapılan ödeme varsa bunun hesaplanan tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacılardan … için 143.656,41 TL, … için 30.451,36 TL, … için 25.513,29 TL ve … için 11.893,40 TL tazminatın 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi 19.06.2017 gün ve 2015/9972 Esas 2017/6890 Karar sayılı ilamında “kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınması gerektiği’’ gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından 25.12.2020 tarihli dilekçe ile dava değeri, … için 157.450,05 TL ve … için 31.203,17 TL olarak ıslah edilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacılardan … için 143.656,41 TL, … İpek için 30.451,36 TL, … için 25.424,30 TL ve … için 8.960,47 TL olmak üzere toplam 208.492,54 TL tazminatın 27/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bozmadan önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas alınan aktüerya raporunda, 2015 yılı verilerine göre, davalının asli ve tam kusuru üzerinden maddi tazminat hesaplanmış; davacı taraf bu rapora itiraz etmemiş ve rapordaki bedel üzerinden davasını ıslah etmiş; mahkemece, ıslah doğrultusunda ve davacılardan … için 143.656,41 TL, … için 30.451,36 TL, … için 25.513,29 TL ve … için 11.893,40 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemenin bu hükmünü davacı taraf temyiz etmemiş; sadece, davalı vekili temyiz etmiş; Dairemizin önceki bozma ilamıyla, kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ek rapor alınması gerektiği yönünden karar bozulmuştur.
Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonunun düzenlediği 18.12.2019 tarihli raporla, davalı … şirketine … poliçesi ile sigortalanmış olan aracın dava dışı sürücüsü …’in %80 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü …’in %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş ve maddi tazminat hesabı için yeni verilere göre alınan 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda, “davalı … şirketine … poliçesi ile sigortalanmış olan aracın dava dışı sürücüsü …’in kazanın meydana gelmesinde %80, …’in %20 oranında kusurlu olduğu, davacı …’in … teminat limitiyle sınırlı olarak talep edebileceği maddi zararının garameten 157.450,05 TL olduğu, davacı … ‘in … teminat limitiyle sınırlı olarak talep edebileceği maddi zararının garameten 31.203,17 TL olduğu, davacı …’in … teminat limitiyle sınırlı olarak talep edebileceği maddi zararının garameten 25.424,30 TL olduğu, davacı …’in … teminat limitiyle sınırlı olarak talep edebileceği maddi zararının garameten 8.960,47 TL olduğu” belirtilmiş ve mahkemece, ıslah doğrultusunda, … için 143.656,41 TL, … için 30.451,36 TL, … için 25.424,30 TL ve … için 8.960,47 TL olmak üzere toplam 208.492,54 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Oysa; sadece davalı vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 11.03.2015 tarihli rapor yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında; bozma sonrası aktüer raporunda benimsenen güncel verilere göre yapılan hesaplamanın kabul edilerek (ıslahla bağlı kalınmak suretiyle) hükme esas alınması doğru görülmemiş; ilk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK’nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir).
Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde; ilk hükme esas alınan (2015 yılı verilerine göre düzenlenen) 11/03/2015 tarihli rapor üzerinden müteveffanın kusuru oranında indirim yapılarak maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan, ek rapora göre karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.