YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12783
KARAR NO : 2022/16084
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl ve birleşen davalarda davacılar …, … ve … vekili Av. … tarafından, asıl ve birleşen davalarda davalılar … ve … aleyhine 25/05/2012, 01/04/2013, 19/11/2012, 25/09/2013 günlerinde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle araç mülkiyetinin tespiti ve tapu iptal tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen Ankara 15. ASHM’nin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davanın reddine, birleşen Ankara 4. ASHM’nin 2012/598 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Ankara 7. ASHM’nin 2013/441 Esas sayılı dosyasında verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 29/03/2022 günlü kararın Yargıtayca incelemesi asıl ve birleşen Ankara 15. ASHM’nin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen davalar muvazaa nedeniyle araç mülkiyetinin tespiti ve kayıt iptal ve tescil talebine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davanın reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/598 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/441 Esas sayılı dosyasında verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemizin 03/02/2021 tarihli 2020/1488 Esas ve 2021/436 Karar sayılı ilamında “asıl ve birleşen Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davaya konu aracın muvazaalı şekilde davalıya devredildiği iddia edildiğine göre salt menkul mal olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, resmi sicile bağlı tutulan malların muvazaalı olarak devredildiği iddialarının 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi (6098 sayılı TBK’nın 19.maddesi) kapsamında değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davacı …’ın temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davacılar … ve …’ın temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dinlenen tanık beyanlarından dava konusu minibüsün davalı tarafından eşinin altınları verilmek ve borç alınmak suretiyle ödendiği, davanın kabulü halinde hak sahibi olacak olan mirasçı …’ın minibüsün bedelinin yengesinin (davalının eşinin) altınları ve duraktaki arkadaşlarından borç alarak ödendiğini beyan ettiği, minibüsün devrine ilişkin temlikin muvazaalı olmayıp gerçek bir satış olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davacı … yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı … yönünden esastan reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/598 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/441 Esas sayılı dosyasında verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Muvazaa iddiası, yasada öngörülen ve Yargıtay içtihatları ile istikrar kazandığı üzere muvazaanın mevcut olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle belirlenebilir. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalılara yapılan temliklerin gerçek yönünün asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; asıl ve birleşen Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan … (eski plaka …) plakalı aracın tarafların murisi … adına kayıtlı iken 03/02/1986 yılında davalı …’a devredildiği, davacılar vekili tarafından bu devrin muvazaalı olduğunun iddia edildiği, davalı tarafından ise minibüsün devir tarihi itibarıyla 14 yıllık çalışması, düğünde takılan ziynet eşyaları ve bir miktar borç alarak kendi kazanç ve birikimleri ile satın alındığı ve satışın gerçek olduğunun savunulduğu görülmektedir. Mahkemece dinlenen tanık beyanlarından, özellikle davacılar … ve … ile davalının kardeşi olan …’ın beyanı esas alınarak satışın gerçek olduğu kanaatine varılmıştır.
Ancak dosyada dinlenen tanıklardan davacılar … ve … ile davalının teyzesinin oğlu olan …’in beyanında davalının minibüs için para ödemediğini söylediği, yine birleşen 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında davacı iken davadan feragat eden tarafların annesi …’ın minibüste kendisinin de diğer çocuklarının da hakkı olduğunu, eşinin minibüsü çalıştırması için davalı oğluna verdiğini beyan ettiği, ayrıca mahkemenin gerekçesinde beyanına dayandığı tanık …’ın aynen “…Babam 1982 de halk otobüsü işine girdi. Hem minibüsün hem otobüs geliri birleşince vergi çoğalacağı için minibüsü ağabeyim …’ye sattı. Babam minibüsün …’ye devri ile ilgili bir şey anlatmadı. Ağabeyimin bedel ödediğini söylüyor, babamdan bedel ödediği hususunda bir şey duymadım. Ben bedeli ödediği inancındayım, yengemin altınları vardı. Durakta ki diğer arkadaşlarından borç para aldı.” şeklinde beyanda bulunduğu, beyanında muris babasından bedelin ödendiği hususunda bir şey duymadığını açıkça söyleyip bedelin ödendiği hususunda kendi kanaatini ifade ettiği, tüm tanıkların beyanı ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu minibüsün satışının muvazaalı ve davacılardan mal kaçırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, asıl dava ve birleşen Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/156 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan … (eski plaka …) plakalı aracın davalı …’a devrinin muvazaalı olduğunun kabulü ile davacılar … ve … tarafından açılan davaların kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar … ve … yararına BOZULMASINA, davacılardan …’ın temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar …, … ve …’a geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.