YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6562
KARAR NO : 2012/9528
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
Yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son,29 ve 62.maddeleri uyarınca 2 yıl 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Diyarbakır 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2011 tarihli ve 2007/509 esas, 2011/1006 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 16.11.2011 tarih ve 2011/14293-58064 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.01.2012 tarih ve 2011/393294 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanığın üzerine atılı suç için 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen hapis cezasının alt sınırınazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/3. Maddesi uyarınca sanığa barodan zorunlu müdafii tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden,savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CYY’nın 150. maddesinin 3. fıkrasının ilk hali; “ Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır ” şeklinde iken, 06.12.2006 … ve 5560 sayılı Yasanın 21. maddesi ile; “ Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır ” olarak değiştirilmiştir.
Anılan yasa maddesinde açıkça “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda” müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmış, alt sınırı beş yıl olan suçlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır.
Bununla birlikte aynı Yasanın 196. maddesinin 2. fıkrasındaki; “ sanık alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis ”, istinafa ilişkin 272/1. maddesindeki; “ onbeş yıl ve daha fazla hapis ”, temyize ilişkin 286. maddenin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki; “ beş yıl veya daha az hapis ”, aynı fıkranın (f) bendindeki; “on yıl veya daha az hapis ”, temyizde duruşmaya ilişkin 299. maddedeki; “ on yıl veya daha fazla hapis ” şeklindeki ifadeler göz önüne alındığında, yasa koyucunun bu ifade tarzını, bilinçli olarak tercih ettiği ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını
gerektiren suçları zorunlu müdafilik kapsamına almadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 15.11.2011 tarihli ve 2011/3-194 esas,2011/228 sayılı ve 11.10.2011 tarihli ve 2011/10-182esas-2011/204 sayılı kararları ile de aynı sonuca ulaşılmıştır.
Bu nedenle kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.