Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8445 E. 2023/3936 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8445
KARAR NO : 2023/3936
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3991 E., 2022/814 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet-Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/390 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL dan paraya çevrilerek, sanıkların 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; karar verilmiştir.

2. Söz konusu kararın sanıklar ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarih, 2019/3991 E., 2022/814 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık …’ın olayda kusuru bulunmadığından BERAATİNE, sanık …’ın ise taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL dan paraya çevrilerek, sanığın 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.10.2022 tarihli hükmün Esastan Reddi ile Onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri ;
1.Beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanık …’in tali kusurlu olduğuna ilişkin raporun hükme esas alınması gerektiğine,

2.Sanık … hakkında hükmedilen hapis cezasının paraya çevrilmesinin ve sürücü belgesinin alınmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.”…Olay tarihinde sanık …’ın yönetiminde bulunan otobüsle Ankara-İstanbul iskametinde yol kat ettiği sırada Hurdacılar mevkiine geldiğinde önce, sanık … yönetimindeki çekiciye bağlı tankere, daha sonra da otomobile çarparak yaralamalı kazaya sebebiyet verdiği, olayda yaralanan katılan …’ın yaşamsal tehlike geçirip beşinci derece kemik kırığına, katılan …’in dördüncü derece kemik kırığına, katılan … ‘ün birinci derece kemik kırığına, katılanlar … ve …’in hafif şekilde yaralanmalarına neden olduğu, bilirkişi raporuna göre bu olayda sanık …’ın asli kusurlu olduğu, sanık …’ın da tali kusurlu olduğu, uzlaştırma bürosunda tarafların uzlaşamadıkları anlaşılmış, sanıklara isnat edilen taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunun dosya içeriği itibariyle sübuta erdiği anlaşılmıştır…” şeklindedir.

2.Kaza Tespit Tutanağında, yolcu otobüsü sürücüsü olan …’ın, saat 23:06 sıralarında, hız limitinin 120 km/s olduğu meskun mahal dışında, dört şeritli ve aydınlatması olan çevre yolunda, sağdan ikinci şeritte seyir halinde iken; önünde aynı şeritte seyreden sanık … idaresindeki su tankerine arkadan çarptığı, çarpmanın etkisi ile boş su tankerinin yan yattığı, sanık …’un sola savrularak sol şeritte seyretmekte olan otomobile çarparak durduğu olayda; sanık sürücü …’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/1-c (Önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlememek, yakın takip) maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile tamamen kusurlu olduğu yönünde görüş vermiştir.

3.20/03/2017 tarihli soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise; “… takograf incelemesinde 23.04 sıralarında aracın yeniden hareket ettiği 23.05 sıralarında aracın hızının 65 km’ye çıktığı 23.06 sıralarında aracın hızının 0 km’ye düştüğü çekicinin 23.05 sıralarında 65 km’ye ulaşan hızının yaklaşık 1 dakika sonra 0 km’ye düştüğü ancak bekleme yaptığına durduğuna dair yatay çizginin görülmediği bu durumun çekicinin durmaya yakın minimal hıza düştüğü esnada kazanın meydana geldiği ve sanık sürücü …’ın asli olarak 6/8 oranında kusurlu olduğu, sanık sürücü …’ın 2/8 oranında kusurlu olduğu,..” belirtilmiştir.

4.Hazırlık soruşturması aşamasında taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulandığı ve tarafların uzlaşamadığı görülmüştür.

5.Müştekiler sanıklardan şikayetçi olmuşlar ve davaya katılmalarına karar verilmiştir.

6.Ankara Adli Tıp kurumu Şube Müdürlüğünden alınan raporlarda; katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan …’in kemik kırığına neden olacak ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarını 4 (dört) ağır derecede etkiyecek şekilde, katılan … ‘ün kemik kırığına neden olacak ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarını 1 (bir) hafif derecede etkiyecek şekilde, katılan …’ın kemik kırığına neden olacak ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarını 5 (beş) ağır derecede etkiyecek şekilde yaralandıkları tespit edilmiştir.

7.Sanık Sanık …’ın talimatla alınan savunmasında, “…benim aracımda yolcu olarak bulunan şahıslar sürekli olarak benden oyun havası çalmamı istiyorlardı, kendileri de otobüsün içerisinde oynuyorlardı, bu şekilde dikkatimi dağıtmışlardı, kaldı ki önümdeki … sürücüsü olan diğer sanık otobanda en sağ şeritten geri geri geliyordu, söz konusu su tankerinin baş tarafı en sağ şeritteydi, arka kesimi ise orta şeritteydi, yarı lambaları yanmıyordu, ben de orta şeritten geliyordum, sol taraftan da başka bir … geldiği için sol tarafa da kaçamadım, dolayısıyla olayda kusurum varsa bile tamamen kusurlu olmadığımı düşünüyorum, karşı tarafın da kusuru vardır, bu nedenle raporu kabul etmiyorum, lehe olan hükümlerin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim…” şeklinde savunmada bulunmuştur.

8.Sanık sürücü … ifadesinde:”…Sevk ve idaremdeki … ile çevre yolunda seyir halindeyken arkamdan plakasını polis merkezinde öğrendiğim otobüs benim aracımın arka kısmımdan çarptı “şeklinde belirtmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1. “….Dairemizce yapılan incelemede;
1-Sanıkların olayda kusurlu olup olmadıkları ile kusur oranlarının tartışılması amacıyla,

2-Sanıklardan…’un olayda asli, diğer sanık …’ın tali kusurlu kabul edilmesine karşın, her iki sanığa da aynı cezanın hükmolunması husus usul ve Yasaya aykırı görüldüğünden,

Duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 18/03/2021 tarihli raporunda;
“A) Sanık sürücü … sevk ve idaresindeki otobüsü ile yola gereken dikkatini verip ilerisinde seyir halinde olan … ile güvenli takip mesafesini koruyarak müteyakkız bir şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği mevzu bahis … ile takip mesafesini korumayıp tehlikeli bir şekilde yaklaşarak ön ilerisinde seyir halinde olan çekicinin arkasına çarptığı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde … kullanarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketleri ile gerçekleşen kazada asli kusurlu,

B)Sanık sürücü … sevk ve idaresindeki çekici ile seyir halinde olduğu esnada gerisinden gelen aracın kendi aracına arkadan çarpması ile gerçekleşen kazada atfıkabil bir kusur bulunmadığının ” rapor edildiği anlaşılmıştır.

Sanık …’ın sevk ve idaresindeki otobüsü ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yola gereken dikkatini verip ilerisinde seyir halinde olan … ile güvenli takip mesafesini koruyarak ön ilerisinde seyir halinde olan …’ın sevk ve idaresindeki çekiciye arkadan çarptığı, olayda, sanık …’ın üçü nitelikli, ikisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde toplam beş kişinin yaralanmasından sorumlu olduğu, dosya kapsamı ve oluşa uygun kabul edilen ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş; suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanığın kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK’nın 89/4.maddesinde belirtilen temel cezadan uzaklaşılarak tayin edilmiştir…” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin sanık … hakkında verdiği Beraat kararında ve sanık … hakkında verdiği mahkumiyet kararında, bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; asli ve tam kusurlu olan sanık …’un üç kişinin nitelikli, 2 kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak neden olduğu olayda, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli, 2019/3991 Esas, 2022/814 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.