YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6508
KARAR NO : 2023/3798
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3956 E., 2019/513 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.11.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacılar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3971 değişik iş sayılı kararıyla malvarlıklarına tedbir konulduğunu, bu kararın daha sonra kaldırıldığını ancak kaldırma kararına bir türlü ulaşamadıklarını, yine Mutki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da bu süreçte kendi aidiyetlerindeki bir başka hakim hakkında el koyma kararı uygulanması için bankalara yazı yazıldığında sehven ekli listedeki davacıların da malvarlığına el konulduğunu, el koyma işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacıların el koyma işleminden sonra yapmak zorunda kaldıkları harcamalar için borçlanmak zorunda kaldıklarını ve bu süreçte ruhsal çöküntüye uğradıklarını belirterek davacıların maddi ve manevi zararlarının tazmini için her bir davacı için 50,00′ şer TL maddi, 100.000,00’er TL manevi tazminat el koyma tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 25.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2017/505 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/3956 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2021 tarih, 2019/50172 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz istemi; davacıların malvarlığına dair yapılan el koyma işleminin hukuka aykırı olduğuna ve davacıların zarara uğradığına, davacılar hakkında açılan davada müsadere talebi bulunmadığından dava sonucunun beklenmesine gerek olmadığına, davanın kabul edilmedi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde “Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Mahkememize gönderilen 25.12.2017 tarihli cevapta, özetle,davacılar haklarında, 2017/63367 sayılı soruşturma dosyasının davacılar bakımından tefrik edilerek, 2017/84409 sayılı dosya üzerinden FÖTE/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan iddianame düzenlenip Adana 12 Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı ve dosya numarasının 2017/190 olduğu belirtilmiştir. Davacılar, 07.03.2017 tarihli duruşmada, Adana 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/190 esas sayılı dosyanın derdest olduğunu beyan etmişlerdir.Davacılar vekili tarafından, 20.11.2017 tarihli dilekçeyle, özetle, Ankara 1.Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/3971 D.İŞ sayılı karıyla ve Mutki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, malvarlıklarına, hukuka aykırı şekilde el konulduğu belirtilerek bu nedenle tazminat talebinde bulunulmuş ise de, Adana 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/190 esas sayılı dosyanın derdest olduğu, bu nedenle tazminat şartı bu aşamada oluşmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/190-2019/204 sayılı ceza dava dosyası kapsamında Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.07.2016 tarih, 2016/3971 değişik iş sayılı kararıyla davacıların tüm malvarlığı değerlerine el konulduğunun iddia edildiği, davacılar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetlerine karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği, el koyma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142 nci maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Davacılar hakkında açılan davanın iddianamesinde müsadereye ilişkin herhangi bir talep olmadığı da değerlendirildiğinde el koyma iddiasına yönelik olarak talebin değerlendirilmesinin asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı dolayısıyla davacılar hakkındaki hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı ayrıca el koyma ve kaldırma kararlarının aslı ya da onaylı örneklerinin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; bu kapsamda davacıların talebinin 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan davacılar hakkındaki ceza davasının derdest olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2018/3956 Esas, 2019/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.