Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9965 E. 2023/3940 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9965
KARAR NO : 2023/3940
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/49 E., 2022/400 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2018/1290 Esas, 2020/6722 Karar sayılı kararı ile;

A.Sanıklar; …, …, …, … haklarında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 6 ay süre ile meslek ve sanattan yasaklanmalarına;

B. Sanıklar …, …, … haklarında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 6 ay süre ile meslek ve sanattan yasaklanmalarına;

C. … hakkında beraat kararı verilmiştir.

2.Söz konusu kararın katılanlar vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 02.12.2020 tarihli, 2018/1290 Esas, 2020/6722 sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA; sanık … hakkındaki beraat hükmünün BOZULMASINA, sanıklar …, …, … ve … haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise alt sınırdan bir miktar daha fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması ve bilinçli taksir koşullarının oluşması nedeni ile cezalarından artırım yapılması gerektiği gerekçesi ile BOZULMASINA karar verilmiştir.

3.Amasya 1.Ağır Ceza Mahkemesi bozma ilamına uyarak, 15.09.2022 tarih, 2021/49 Esas,2022/400 Karar sayılı kararı ile;

A.Sanıklar; …, …, … ve … haklarında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına;

B.Sanık … hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;

C…. hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca, 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 15.12.2022 tarihli ve 2022/146786 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar … ve … Müdafiiin Temyiz Sebepleri;
İşveren olan sanıkların maden ocağı işletmesinde deneyimli olmadıkları, …’un 1942 doğumlu olup, zor yürüdüğü ve ocağı denetlemesinin mümkün olmadığı, bu işler için ocakta maden mühendisi olan daimi nezaretçi ve teknik nezaretçi çalıştırdığı, kusurlarının bulunmadığına, bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına ve cezanın fazla olduğuna,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanığın karakolda ve mahkemede verdiği ifadelerinin maddi yazım hatasından ibaret olduğu, sanığın vardiya saatleri içinde gaz ölçümünü yaptığı, olayın sanığın vardiyasında meydana gelmediğinden olayda illiyet bağının bulunmadığına,

2.Olayın meydana geldiği 513 nolu üretime kapalı, kör baca olarak tabir edilen desendrenin su tahliyesi için kullanıldığı, işçilerin girmesinin yasak olduğu, su tahliyesi nedeni ile de tahkimatlar ile kapatılmasının mümkün olmadığına, yasak olmasına rağmen, amirlerinden izin almadan yasak bölgeye giren ölenlerin ve yaralanan işçinin asli kusurlu olduğuna, sanığın kusurunun bulunmadığına, beraatine; aksi takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ertelenmesine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri:
1.Teknik nezaretçi olan sanığın, mevzuata göre ruhsat sahasını on beş günde bir en az bir defa denetlemekle yükümlü olduğuna, sürekli sahada bulunmadığına, en son olay günü 19.03.2012 tarihinde saat 24.00-08.00 aralarında denetim görevini ifa ettiğine, …’ın ifadesinde belirttiği üzere, elektrik sarfiyatının önüne geçmek için vantilatörün … tarafından kapatıldığına, teknik nezaretçiye bilgi verilmesi gerektiği halde verilmediğine, sanığın asli kusurlu olmadığına,

2. Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, yarı oranında artırımın ve cezanın fazla olduğuna, İlişkindir.

D.Sanık …’in Temyiz Sebebi;
Gerekçeli kararın yalnızca hüküm kısmının tebliğ edilmesi nedeni ile savunma hakkının kısıtlandığına,İlişkindir.

E.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusuru bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
“….Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; olay tarihinde, Amasya ili, … ilçesi dahilinde bulunan …. Ticaret Ltd. Şirketinde linyit kömürü çıkartıldığı, …’un oğlu sanık …’un şirketin % 10 ortağı olduğu, % 45 şirket hisse sahibi olan …’un şirket müdürü, % 45 hisse sahibi olan …’in ise şirket ortağı olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarının dosya kapsamından anlaşıldığı; sanıklardan …’nın ocak işletmesinde teknik nezaretçi, …’ın daimi nezaretçi, …’un maden ocağı şefi, …’un maden ocağı çavuşu olarak görev yaptıkları, olayın 08.00-16.00 vardiyasında meydana geldiği, saat 08:00 sıralarında madende yeraltında mesaiye başlanıldığı, saat 08:45 sıralarında söz konusu ocakta işçi olarak çalışan …’un kör baca olarak tabir edilen, üretim yapılmayan, taban kısmı barajla kapatılan, sadece tulumbacıların zaman zaman girerek su çekimi yaptıkları, ocağın 300 metre derinliğindeki desandereye gittiği, geri dönmemesi üzerine …’in ustası tanık …’ın, ölen işçi …’a …’i sorduğu, diğer çalışma bölgelerinden kürek almaya gittiğinin söylediği, vardiya başçavuşu sanık … ile birlikte ölen … ve yaralanan işçi …’nin, …’i aramak için aynı bölüme gittiği, bu bölümde bulunan CO gazından zehirlendikleri, … ve …’ın adli tıp raporuna göre, toksik gaz zehirlenmesi ve havasız kalma sonucu öldükleri, …’nin ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda;

Bozma ilamında belirtilen gerekçeler (hükümde yazılı) ile sanıklar …, …, …, …’ın eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak; Sanıklar …, …, … ve …’ın asli kusurlu olarak gerçekleştirdikleri eylemleriyle iki kişinin ölümüne ve bir kişinin de nitelik yaralanmasına neden olmak suretiyle üzerilerine atılı “Taksirle birden fazla insanın ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçunu işledikleri Mahkememizce sabit görülmekle, eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesi gereğince ve orantılılık ilkesi ile aynı yasanın 61/1. maddesinde yer alan kıstaslar çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; sanıkların taksire dayalı kusurlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak alt hadden makul oranda olmak suretiyle ceza tayin edilerek sanıkların takdiren ve teşdiden ayrı ayrı 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirildiği kanaatine varılmakla, TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak cezalarda takdiren yarı oranında artırım yapılarak sanıkların ayrı ayrı 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların geçmişi, sosyal durumları ve cezanın gelecekleri üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca cezalarda takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

Sanık … hakkında; sanık …’nın ocakta vardiya mühendisi olarak çalıştığı, ocakta …’un da vardiya mühendisi olduğu, her vardiya öncesinde (günde 3 kere) gaz ölçümlerinin yapıldığı ve sonuçların emniyet defterine (gaz ölçüm defterine) kaydedildiği, bu defterin vardiya mühendisi, ocak şefi ve vardiya başçavuşu tarafından imzalandığı, sanığın olay tarihinde 24:00 – 08:00 vardiyasında görevli olduğunu ifade ettiği, Ocak çavuş yardımcısı … ve vardiya sorumlusu …’ın ifadelerinde sanığın gündüz vardiyasında çalıştığı, kağıt üzerinde gece vardiyasında gözüktüğü, nitekim olayın meydana geldiği saat 10.00 sıralarında sanığın iş yerinde bulunduğu, gece vardiyası biten kişinin nöbeti teslim edip gitmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu; dosya içerisinde yer alan gaz ölçüm defteri örneğinden, olaydan bir gün önce 18.03.2012 pazar günü saat 24:00 – 08:00 vardiyasının vardiya mühendisi sanık …, ocak şefi … ve ocak çavuşu tarafından 1 nolu cihaz ile yapılan ölçümlerde ocak içi gaz ölçümlerinin normal olduğu, ocak içi hava dolaşımının normal olduğu yazılarak imza altına alındığı, sanığın en son gece saat 04.00 de, 513 nolu bacada gaz ölçümü yaptığı şeklindeki savcılık ifadesinin tam aksine mahkemede verdiği ifadesinde, 513 nolu baca kullanılmadığı için gaz ölçümü yapmadığı şeklindeki ifadesi de dikkate alındığında; sanığın vardiyasında gaz ölçümü yapmadığı, yapmış gibi emniyet defterini imzalaması nedeni ile icrai karar aldırma yetkisi bulunmayan sanığın basit taksirle tali kusurlu olduğu kanaatine varılarak; Sanık …’nın tali kusurlu olarak gerçekleştirdiği eylemiyle iki kişinin ölümüne ve bir kişinin de nitelik yaralanmasına neden olmak suretiyle üzerine atılı “Taksirle birden fazla insanın ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçunu işlediği Mahkememizce sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesi gereğince ve orantılılık ilkesi ile aynı yasanın 61/1. maddesinde yer alan kıstaslar çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; sanığın taksire dayalı kusurlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak alt hadden makul oranda olmak suretiyle ceza tayin edilerek sanığın takdiren ve teşdiden 3 (üç) yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişi, sosyal durumu ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca cezada takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 (iki) yıl 6 (altı) ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere ve kusur durumuna göre, sanık hakkında taksirli suçtan verilen uzun süreli hapis cezasının (2 yıl 6 ay hapis) TCK’nın 50/4. maddesi yollamasıyla aynı maddenin (a) bendi gereğince 900 gün karşılığı adlî para cezasına çevrilmesine, Sanık hakkında hapis cezasından çevrilen 900 gün para cezası TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak beher günü takdiren 40 TL’den hesaplanarak 36.000 TL adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi gereğince sanıktan birer ay ara ile 24 eşit taksitte alınmasına;

Sanık … hakkında;sanık …’in, % 45 hisse ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, olay günü ve öncesinde sağlık sorunları nedeni ile ocakta bulunmadığı, dosyada iş organizasyon şemasının bulunmadığı, aynı ruhsat sahası içinde Atakol madencilik şirketinin de ortağı olan sanığın, bu iş kolunda tecrübeli olduğu, Yeraltı ve Yerüstü Maden İşletmelerinde Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’nin “İşverenlerin Yükümlülükleri” başlıklı bölümün 5. maddesinde özetle, işverenlerin işçilerin sağlık ve güvenliklerini sağlamak amacıyla; yeterli ilk yardım donanımı sağlamak, tüm güvenlik talimatları işçilerin anlayacağı şekilde olması, düzenli aralıklarla gerekli güvenlik tatbikatı yapılması, “sağlık ve güvenlik dokümanı” hazırlanmasını ve güncellenmesini sağlaması, sağlık ve güvenlik dokümanında, işçilerin işyerinde maruz kalabilecekleri risklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi hususları, tüm iş yerinden sorumlu olan işverenin, işçilerin sağlık ve güvenliğinin korunması ile ilgili tedbirlerin uygulanmasını koordine edecek ve kendisine ait sağlık ve güvenlik dokümanında koordinasyonun amacını ve bu koordinasyonu sağlamak için alınacak önlemleri ve uygulanacak yöntemleri belirtmesi gerekir iken, sanığın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 4 ve 10. maddelerinde ve İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’nde İş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi düzenlenmiş olup işyerinde meydana gelebilecek her türlü iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin risklerin değerlendirilmesinin işveren tarafından yapılacağı veya yaptırılacağının hükme bağlandığı, 186 işçi çalıştırılan yerde 60 adet maske olduğu ve bu maskelerin işçilerin zimmetine verilmediği, yer üstündeki odada bulundurulduğu, işveren sanığın kullanılmayan kör bacalara işçilerin girişinin engellenmesi amacıyla gerekli emniyet tedbirlerinin alınması, gaz ölçümünü otomatik olarak yapacak erken uyarı sisteminin kurulması gerektiği hususlarında risk değerlendirmesinin yapılmasını takip etmediği, eksik ve noksanlıklar hakkında bilgi alışverişinde bulunmadığı, teknik nezaretçi ve daimi nezaretçinin çalışmalarını denetlemediği, işçileri kendi insiyatifine bıraktığı, neticeyi engelleyebilme adına icrai karar alma yetkileri çerçevesinde yeterli idari-kontrol-denetim organizasyonunu oluşturmadığı, bu şekildeki kusurlu eylemin neticeye doğrudan etki ettiği, sanık …’in asli kusurlu olarak gerçekleştirdiği eylemiyle iki kişinin ölümüne ve bir kişinin de nitelik yaralanmasına neden olmak suretiyle üzerine atılı “Taksirle birden fazla insanın ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçunu işlediği Mahkememizce sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesi gereğince ve orantılılık ilkesi ile aynı yasanın 61/1. maddesinde yer alan kıstaslar çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; sanığın taksire dayalı kusurlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak alt hadden makul oranda olmak suretiyle ceza tayin edilerek sanığın takdiren ve teşdiden 6 (altı) yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın geçmişi, sosyal durumu ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak TCK’nın 61/1. maddesi uyarınca cezada takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 (beş) yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına…”

Şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiileri ve sanık …’in Temyiz Sebepleri Yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, mahkemenin kabulünde ve uygulamasında bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarih, 2021/49 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.