Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2011/5237 E. 2012/33507 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5237
KARAR NO : 2012/33507
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar sanık … müdafinin temyiz talebi süresinde yapılmamış ise de;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddeleri uyarınca, tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
1) Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının miktarı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK’un 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında yaralama, görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı yasaya aykırılık eylemlerinden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık …’nun sabıkasında yer alan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2002 tarih ve 2002/1106-1122 sayılı ilamının kesinleşme ve infaz şerhlerini içeren bir suretinin getirtilip tekerrüre esas olup olmadığının incelenerek 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) 14/06/2007 tarihli celsede, sanık …’nun müdafi talep etmesi üzerine, sorgusu sırasında müdafi bulunduğu ve bilahare … Barosu Başkanlığının 17/07/2007 tarihli yazısı ile aynı avukatın adı geçen sanığa müdafi olarak atandığı, bundan sonraki ve özellikle hükmün verildiği son oturuma sanık müdafinin katılmadığı, müdafinin görevini yerine getirmediği anlaşılmasına karşın, CMK’nin 151. maddesi hükmü gereğince yeni bir müdafi atanmadan, 5271 sayılı hüküm tesis edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2 ) Sanık …’nun, işin tutuklu olması nedeniyle zorla getirme kararı ile duruşmaya getirilerek savunmasının alındığının anlaşılması karşısında, CMK’nin 176/1. maddesi uyarınca sanığa iddianame tebliğ edilmeden ve aynı Yasanın 190/2. madde ve fıkrası gereğince iddianamenin okunmasından önce duruşmaya ara verilmesini isteyebileceği hususu da kendisine hatırlatılmadan yargılamaya devamla hüküm tesisi,
3) Sanık … hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun maddi öğesinin, kamu görevlisine karşı ifa ettiği görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir kullanılması veya tehdit edilmesi, failin amacının ise görevli tarafından icra ve ifa edilecek kamu görevinin yerine getirilmesini önlemek olduğu, somut olayda; Sanık, tanık ve yakınanların baştan beri tutarlı beyanları ve dosya kapsamına göre, sanık …’nun hedefinin mağdur polis memuru … olmadığı, sanığın mağdur …’e bijon anahtarı ile saldırması üzerine saldırıya önlemek amacıyla araya giren polis memurunun parmağından yaralandığını, bundan başka sanığın görevin yapılmasını engellemek amacıyla tehdit ve cebirde bulunmadığı, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurları yönünden oluşmayacağı,
4) Sanık …’nun katılan polis memuru …’e karşı yaralama suçunu olası kastla işlediğinin anlaşılmasına karşın, 5237 sayılı TCK’nin 21. maddesi ile indirim yapılmayarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
5) Sanık …’nun görevi yaptırmamak için direnme suçunu tek başına işlediği anlaşılmasına karşın, tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK’nin 265/3. maddesi gereğince arttırılması,
6) Sanık …’nun adli sicil belgesinde yer alan hırsızlık suçundan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/357-634 sayılı hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin, sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle Adli Sicil Yasanının 8/d. maddesi gereğince silinme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanığa tayin edilen ruhsatsız mermi bulundurmak suçundan tayin edilen 1 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince aynı Yasa maddesinin 1. fıkrasında öngörülen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
7) Sanık …’nun katılan …’e karşı işlediği kasten yaralama suçunun olası kastla işlendiğinin anlaşılması karşısında, mağdurun şahsından kaynaklanan artırım nedenlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi yerine 86/3-c,e ve sanık …’nun katılan …’e kafası ile vurup yaraladığının, silah kullanmadığının anlaşılmasına karşın, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-c yerine, 86/3-c, e maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.