Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/2414 E. 2012/22337 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2414
KARAR NO : 2012/22337
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-e, 62, 52, 52/4, 63. maddeleri uyarınca
mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, sanık müdafii ve katılan … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafii olarak Avukat İrfan Yıldız’ın yargılama aşamasında sanığın sorgusunda bulunduğu ve dosyaya vekaletname sunduğu gözetildiğinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu halde kendisine gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, müdafisi bulunmasına rağmen sanığa 08.06.2010 tarihinde yapılan tebliğe de bir sonuç yüklenemeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafiinin öğrenme üzerine 17/06/2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafin tüm, katılan …’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli Tıp Kurumu Trabzon Şube Müdürlüğünün 18/03/2008 ve 27/04/2010 tarihli raporları ile, sanığın taksirli eylemi sonucunda katılan …’nın hayati tehlike geçirdiği, vücudunda kemik kırığı oluştuğu, ayrıca yaralanmasının konuşmada hafif disfazi şeklinde motor bozukluğa neden olduğu, sağ omuz başı hareketlerindeki kısıtlılık ve sağ tarafta ataksi-oraklama şeklindeki yürüme bozukluğunun ve bellek bozukluğunun işlevde sürekli zayıflama niteliğinde olduğu belirlendiği halde, temel cezanın artırılması sırasında TCK’nın 89/2. maddesi e. bendi yanında a, b, c. bentlerinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,’ hüküm fıkrasındaki “TCK’nın 89/2-e.” ibaresinden sonra gelmek üzere ”a.b.c” ibarelerinin’ eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.