Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2731 E. 2023/4691 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2731
KARAR NO : 2023/4691
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/128 E., 2022/344 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’nin yurt dışı hizmet borçlanması yaptıktan sonra 31.12.2015 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu, İsviçre’de “4” kodlu prim ödemesinin devam ettiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, temelde kesin dönüş şartının yurt dışındaki çalışmanın sona erdirilmesi, işsizlik yardımı ya da ikamete dayalı sosyal yardım alınmamasını ifade ettiğini, 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile bu Kanunun uygulama esaslarını düzenleyen Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında “kesin dönüş”, “sosyal sigorta ödeneği”, “sosyal yardım ödeneği” kavramlarının yoruma yer verilmeyecek şekilde tanımlandığını, yoruma açık olmayan bir normun lafzi anlamının ötesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çalışılan ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığından yararlanmanın da “kesin dönüş” kavramına dâhil edilmesinin “sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır.” yönündeki Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/16234 Esas ve 2016/642 Karar sayılı emsal ilama aykırılık teşkil ettiğini, hangi iş yerine gittiği, mesai saatlerinin ve görev tanımının ne olduğu sorularının cevabının bulunmadığını, çünkü çalışma yaşamıyla tüm ilgisinin zaten kesildiğini, diğer yandan sigortalı lehine yorum ilkesi gereği borçlandırılan sürenin en eski tarihlere mahsup edilmesi gerekirken hatalı şekilde 11.08.2001-30.06.2015 tarihleri arasına işlendiğini, bunun ilerde müvekkiline bağlanacak olan aylığın eksik ödenmesine yol açacağını belirterek müvekkilinin tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun ve bağlanması gereken aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yurt dışı borçlanma yoluyla ödemiş olduğu primlerin doğru yıllara hasredilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 03.07.2015 tarihinde evrak kaydına geçen dilekçe ile İsviçre’de çalışma ve boşta geçen sürelerinden 5000 gününü borçlanma talebinde bulunduğunu, 15.10.2015 tarihli İsviçre hizmet cetvelinde kesintili olarak kayıtlı bulunan 01.01.1982-31.12.2014 tarihleri arasındaki hizmetin sonundan geriye gidilerek 02.08.2000-01.7.2014 süresinde 5000 günün borçlandırıldığını, borçlanma sürelerinin 3201 sayılı Kanunun belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenen gün sayılarının esas alınacağına ilişkin 5 inci madde hükmü gereği mevzuata uygun hesaplandığını, tahakkuk eden 67.920,00 TL borcunu 07.12.2015 tarihinde ödeyerek 16.12.2015 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğunu, İsviçre mevzuatına göre yabancıların bu ülkede ikamet ettikleri sürece 64 yaşına kadar adlarına prim yattığını ve dolayısıyla sigortalı sayıldıkları gerekçesiyle talebinin 16.03.2016 tarihli yazı reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2018/441-2019/293 sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2020/281-2021/1315 Karar sayılı kararıyla; istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; “… 06.11.2020 tarihli ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3 üncü ve 12 nci maddeleri ile 06.11.2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin; – 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine “bulunanların” ibaresinden sonra gelmek üzere “kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiş, kısa süreli çalışmaya tabi işler ise aynı fıkraya eklenen (k) bendi ile “Yurtdışında zorunlu sigortalılığa tabi olsalar dahi, Ülkemiz dış temsilciliklerince veya sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülke sigorta kurumlarınca düzenlenmiş hizmet belgesinde kayıtlı olan ve ilgili ülke mevzuatına göre elde edilen kazanç üzerinden çalışandan zorunlu sigorta prim kesintisi yapılmadığı bildirilen süreleri” şeklinde tanımlanmış, – 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “herhangi bir ülkede” ibaresi “yurtdışında kısa süreli çalışmaya tabi işler hariç olmak üzere” şeklinde değiştirilmiştir.

Yasa ve yönetmelik değişikliğini takiben, Sosyal Güvenlik Kurumunca yayınlanan 11.12.2020 tarihli ve Kısa Süreli Çalışmaya Tabi İşler konulu, 2020/51 sayılı genelgede “Kısa süreli çalışmaya tabi işler; … İsviçre hizmet belgelerinde 4 kodlu hizmet (İsviçre sigorta kurumunca hizmet süreleri bildirilirken kullanılmakta olan hizmet cetvellerinde (E-205-CH formu) kısa süreli çalışmaya tabi işlerde geçen süreler nevi belirtilmeksizin 4 kodu ile bildirilmektedir.) olarak gösterilmektedir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Mahkemece, 01.07.2014 tarihinden itibaren “4” kodunda prim ödemesi bulunan davacı yönünden yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. ..” gerekçesi belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Mahkememizce “4” kodu nedeniyle davacının yurda kesin dönüş koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle davası reddedilmiş ise de “4” koduyla yapılan prim ödemesinin yurda kesin dönüş koşuluna engel oluşturmadığı anlaşıldığından davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilmiştir. Davacının 01.01.1982 tarihinden 30.06.2014 tarihine kadar İsviçre’de çalışması bulunmaktadır. Türkiye çalışması ve borçlanma ile 5000 gün prim gün sayısını tamamlamıştır. 09.12.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacı 51 yaşını doldurduğu ve Türkiye İsviçre Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin 15. maddesi kapsamında sigorta başlangıç tarihi 01.01.1982 tarihi olarak kabul edildiğinde 22 yıl 4 ay 21 gün süreyle sigortalı olduğu tespit edilmiştir. Davacının bu durumda 506 sayılı yasanın geçici 81/1B-b maddesi kapsamında 5000 prim gün sayısı 45 yaş ve 21 yıl 6 aydan fazla sigortalılık süresi nedeniyle tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı anlaşıldığından aylık bağlama talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacının primleri 1982 – 1997 yılları arasına mâl edilmesi istemi ise 3201 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi kapsamında yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerle kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır hükmü gereği bu talep yerinde görülmemiş…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, kurum işleminin yerinde olduğunu, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesin dönüş şartının yerine getirilip getirilmediği ile davacının aylığa hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun’un 1 nci ve 5 nci maddeleri, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Davalı Kurumun 2020/51 sayılı genelgesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle davacının 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 nci maddesinin 1/B-a bendine göre aylığa hak kazanmasının sonuca etkili olmamasına göre ; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.