Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3033 E. 2023/6030 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3033
KARAR NO : 2023/6030
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2022/364 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İsviçre’de geçen çalışma sürelerini borçlanarak, hizmetlerine dahil ettiğini 22.10.2014 tarihinde kuruma başvurarak, emeklilik tahsis talebinde bulunduğunu, 01.11.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak emekli maaşının yurtdışı borçlanmasına göre düşük olduğunu, 17.10.2016 tarihinde kuruma başvurarak, maaşının düzeltilmesi talebinde bulunduğunu, aylıkların yattığı Denizbank’tan herhangi bir hesap hareketi olmadığına dair bilgi alındığından, Kurum tarafından yurtdışı borçlanma işlemi iptal edilip, yeniden borçlanma işlemi tesis edildiğini, davacı tarafından borçlanma ödemesinden daha fazla para yatırılarak, düzeltme başvurusunun kabul edildiğini, yeniden 01.11.2014 tarihinde aylığının düzeltildiğini, 25.01.2017 tarihinde banka hesabına da düzeltilmiş aylığın yatırıldığını, ancak aylık çekilmeden yatırılan toplu ödemeye bloke konulduğunu belirterek, kurum tarafından yapılan ikinci yurtdışı borçlanmasının kabulü ile buna göre bağlanan aylığın devamına, aylıkları ödenmesi gereken tarihten itibaren faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacının 2. Borçlanması gereğince yapılan 01.12.2017 tarihinde başlayan tahsisin geçerli olduğunun tespitine, bağlanacak aylıkların 01.03.2018 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, şeklinde karar verilmiştir.

IV. BÖLGE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bölge Mahkemesi ilamında; ilk tahsis talebine istinaden yatırılan aylıkların çekilmemesi nedeniyle ilk tahsis talebinin ve borçlanmanın iptali mümkün değilse de, davacının ilk tahsis talep tarihinde “kesin dönüş “koşulunu sağlamadığı, İsviçre sigorta merci tarafından düzenlenen belgeden açıkça anlaşılmakta olup, bu nedenle ikinci tahsis talebine değer verilmesi yönündeki mahkeme kararı bu yönden isabetli bulunmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 02.06.2022 tarihli ve 2022/4161 E. 2022/8435 K. sayılı ilamında; Yurtiçinde 21.6.2013-22.7.2013 tarihleri arası 32 gün 4/1-a kapsamında hizmeti bulunan davacı, 15.08.2013 tarihli borçlanma talebine istinaden davalı Kurumca 4/1-a kapsamında 4.2.1992-31.12.2011 tarihleri arası 7168 gün karşılığı tahakukun oluşturulduğu ve 3601 gün karşılığı borçlanma bedeli olan 39.240,00TL bedelin 17.2.2014 tarihinde ödendiği, davacı tarafından 22.10.2014 tarihli tahsis talebine istinaden Kurumca 01.11.2014 tarihinde aylığın bağlandığı, davacı aylık bağlandıktan sonra 17.10.2016 tarihli ilk aylığının iptal edilerek yeniden borçlanma talebinde bulunması üzerine kurumca aylığın çekilmemesi sebebiyle ilk aylığın iptal edilerek 01.01.1990-31.12.1999 tarihleri arası 3600 gün karşılığı 63244,80TL borç tahakkuk ettirildiği, davacının talebi doğrultusunda ilk borçlanma bedeli olarak ödenen 39240,00TL mahsup edilerek 24.004,80TL borç tebliğ edildiği, 14.11.2017 tarihinde borcu ödediği ve 21.11.2017 tahsis talebine istinaden 1.12.2017 tarihinden itibaren aylığın bağlandığı, aylıkların düzenli olarak ödenmesine rağmen davacı tarafından çekilmemesi üzerine aylıkların kuruma iade edildiği, kurum tarafından davacının talebi olan ikinci borçlanma ve aylığının iptalinin söz konusu olmadığı, aylıkların kurumun uhdesinde bulunduğu ve davacının kurumdan talebi üzerine her zaman ödenmesinin mümkün bulunması karşısında Mahkemece, davanın reddi yerine kabul kararı verilmesi hatalı olup bozma nedeni olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile ikinci tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 3201 sayılı yasanın ilgili maddeleri ile 506 sayılı yasanın geçici 81. maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunu maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen ilk derece mahkemesi kararı bozmaya uygun olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekilleri yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.