Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/20572 E. 2012/28741 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20572
KARAR NO : 2012/28741
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Esas-Karar No : 2009/295 müteferrik

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanık İbrahim …’ın, anılan Kanun’un 4 ve 27. maddeleri yollamasıyla 67. maddesi ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2. maddesi gereğince 1 sene 15 gün hapis ve 1.050.000 Türk Lirası ağır para cezasıyla cezalandırılmasına dair Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/03/1996 tarihli ve 1995/48 Esas, 1996/40 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün 24/03/2009 havale tarihli dilekçesi üzerine, anılan ilamla oluşan adli sicil arşiv kayıtlarının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi uyarınca silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 27/03/2009 tarihli ve 2009/295 müteferrik sayılı kararı ile ilgili olarak;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında; “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasa’nın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa verilen hapis cezasının, miktarı bakımından Anayasa’nın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 31/07/2009 gün ve 2009/8821/43117 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/08/2009 gün ve 2009/190647 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesi’nin 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/44 E., 2011/21 K. ve 20/01/2011 tarihli kararı ile 25/05/2005 günlü 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır” biçimindeki son cümlesi ve (2) numaralı fıkrasının “… Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için …” bölümü ile 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6290 sayılı Kanun ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12/1 ve geçici 2. maddelerinde değişiklikler yapıldığı, 6290 sayılı Kanun ile değişik 5352 sayılı Kanunun geçici 2/2 maddesine göre “ Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan düzenlemenin yollama yaptığı 6290 sayılı Kanun ile değişik
5352 sayılı Kanun’un 12/1 maddesinde ise “Arşiv bilgileri … Anayasanın 76. maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle … tamamen silinir” hükmünün yer aldığı, bu çerçevede Anayasa’nın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda sayılan suç ve cezaların arşiv kaydından silinmesinin mümkün hale geldiği, inceleme konusu kararın verildiği tarih itibariyle hükümlünün arşiv kaydının silinmesi olanaklı olmadığı gibi, bihakkın tahliye tarihi 16/02/1998 olan hükümlü bakımından hali hazırda yürürlükte bulunan mevzuat yönünden de arşiv kaydının silinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteminin kabulü ile Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27/03/2009 tarihli ve 2009/295 müteferrik sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.