Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6766 E. 2023/8067 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6766
KARAR NO : 2023/8067
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki asıl davada, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi, birleşen itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı birleşen davada davalı vekili, dava dilekçesinde, asıl davada: müvekkiline, çeşitli işyerlerinde çalıştıktan sonra 16.08.2014 tarihinde 210543339689 tahsis numarasıyla aylık bağlandığını, 15.07.2016 gününe kadar ödenen aylığının bu tarihte kesilerek, … Tur. Gıda Teks. İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti.’deki çalışmalarının sahte olduğu ve yaşlılık aylığının yersiz ödendiği gerekçesiyle 28.581,10 TL’nin geri ödenmesinin istendiğini beyanla, müvekkilinin yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı Kurum vekili; Kurum sigortalısı davalı …’ın sahte hizmet kazandırılmak suretiyle çalışmaları olduğu tespit edilerek bu çalışmalarının iptal edildiğini, davalıya ödenen aylıklar ve yersiz sağlık yardımları adına borç kaydedildiğini, o dönemde kendisine yapılan yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, öncelikle bu davanın … 12.İş Mahkemesi’nin 2016/508 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve davalının yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, Birleşen 9 İş Mahkemesinin 2017/472 Esas 2017/394 Karar sayılı dosyası yönünden; davacının davasının kabulüne, … 2. İcra Dairesinin 2017/1309 Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; tüm kanıtların toplandığını, tanıkların dinlendiğini, davanın bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, Mahkemenin bilirkişi raporunu neden kabul etmediğini açıklaması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Vergi Müfettişi Bilal Araç tarafından düzenlenen 25.02.2013 tarihli, 2013-A-672/16 sayılı vergi tekniği raporunda; sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme fiilinin tespit edildiği, 25.02.2013 tarihli, 2013-A-672/17 sayılı vergi suçu raporunda da; sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek, defter ve belge ibraz etmemek fiilinin tespit edildiği, 25.02.2013 tarihli, 2013-A-672/16 sayılı vergi tekniği raporuna göre; tüzel kişiliğin 5510 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihinden önce 16.07.2007 tarihinde …, … ve Anter Kartal tarafından kurularak, 27.07.2007 tarihi itibariyle mükellefiyet tesis ettirildiği, 28.04.2010 tarihinde şirket ortaklarından …’ın payını …’a, …’nın payını …’a devrettiği, şirket müdürlüğüne …’un seçildiği, 13.10.2010 tarihli dilekçe ile işyerinin …/… adresini terk ederek, 1298 Sk. No:4/A …/… adresine taşındıklarını beyan ettikleri, Basmane Vergi Dairesinde 1298 Sk. No:4/A Konak/… adresinde yapılan yoklamada; işyerini bu adrese nakil ettiği, adreste fason dikim işi yapılacağı, işyerinde 8 adet dikiş makinesi, bir adet düğme makinesi, bir adet maskara ütü makinesinin bulunduğunun tespit edildiği, mükellef kurumun… Vergi Dairesine mükellefiyet naklinden sonra yüksek KDV matrahı beyan etmeye ve sahte fatura işine başladığı, 2010/6-7-8-9.dönemleri KDV beyannamelerini vermemesi üzerine, 12.04.2011 tarihinde yapılan yoklamada işyerinin kapalı ve kilitli olduğunun tespit edildiği, yargılama sırasında dinlenen tanıkların davalıya ait işyerinden yapılan bildirimleri iptal edilen tanıklar olduğu ve çalışma olgusunun hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanamadığı gözetildiğinde, Kurum Denetmenince düzenlenen söz konusu raporun aksinin ispat edilemediği, davacı yönünden fiili çalışma olgusu gerçekleşmediği gibi, ücret olgusu da ispat edilemediğinden asıl davayı reddeden, birleşen davayı kabul eden Mahkeme kararının yerinde olduğu,” gerekçesi ile davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf gerekçeleri ile karar temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi, birleşen davada ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle denetmen raporu, Dairemiz 2020/4610 E., 2021/9706 K., ve (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 2018/2472E., 2019/3139 K., sayılı dava dışı aynı işveren yanındaki çalışmaları iptal edilen işçiler tarafından açılan davalarda verilen davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararlarının onanmasına dair ilamları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.