Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/3000 E. 2012/22105 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3000
KARAR NO : 2012/22105
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 1-Sanık … … hakkında; beraat.
2-Sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 89/1-2-b, 22/3, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanık …’in mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık … …’ın beraatine ilişkin hükümler sanık … müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 61/2. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesi gereğince temel ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezada bir değişiklik olmaması nedeniyle, yine; 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesine göre verilecek adli para cezasının miktarı 5560 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19/12/2006 tarihinden önce işlenen suçlarda 5 günden 730 güne kadar, bu tarihten sonra işlenen suçlarda ise 90 günden 365 güne kadar olduğu dikkate alındığında, suç tarihi itibariyle adli para cezasına esas alınacak gün sayısının alt sınırının 5 gün olduğu, her ne kadar hükümde sanık hakkında temel ceza tayin edilirken takdiren denildiği halde 90 gün adli para cezası belirlenmiş ise de, sanığın kusur durumu, katılandaki yaralanmanın ağırlığı göz önüne alındığında temel cezanın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmış, kanuna aykırı bu durum bozma nedeni yapılmamış, aynı nedenle tebliğnamedeki temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur kabulü ile ceza uygulamasına yönelik,
katılan vekilinin ise sanığa verilen cezanın az olduğuna yönelik ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık … … hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” … kullanamayacak kişinin, bu halde … kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde … kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla;
İncelenen dosyada; 115 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde, beraatine karar verilmesi isabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi