Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/14225 E. 2022/16218 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14225
KARAR NO : 2022/16218
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Dairemizin 28/11/2018 gün 2016/11506 Esas-2018/7411 Karar sayılı ilamında; “toplanan tüm deliller ve özellikle ceza mahkemesince yapılan yargılama sırasında davalıya atfedilen ve sübut bulan eylemler birlikte değerlendirildiğinde, davalının davacıya yönelik etkili eylemi sonucu beden gücü kaybı oluşmadan iyileştiği sabitse de, davacının parmağının kırıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, mahkemece davacının dilekçesindeki talepler de dikkate alınmak suretiyle, davacının parmağının kırıldığı gözetilerek maddi ve manevi zararının tespiti ile sonuca gidilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 114,60 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davacının 08/12/2010-09/01/2016 tarihleri arasındaki maaş bordrolarının dosya arasına alındığı, mahkemece hükme esas alınan 28/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemeye göre davacının 2011 yılının Nisan ayında 11 gün, Mayıs ayında 16 gün olmak üzere toplam 27 gün rapor almış olduğu, davacının bahsi geçen aylarda aldığı toplam 27 gün rapor nedeniyle Nisan ve Mayıs aylarındaki maaşının toplam 114,60 TL eksik ödendiği, buna göre davacının davaya konu yaralanma nedeniyle 114,60 TL maddi zararının olduğu kabul edilerek, davacı yararına 114,60 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
Ancak dosyanın incelenmesinden, davacının 13/04/2011 tarihinde bacağındaki rahatsızlık nedeniyle tendon ameliyatı olduğu, davacının bacağından olduğu ameliyat nedeniyle 28/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda bahsi geçen sağlık raporlarını aldığı, davacının bacağındaki rahatsızlığın ise davalının eylemi ile illiyet bağı olmadığı, buna göre davalının kendisi ile illiyet bağı olmayan bir rahatsızlıktan kaynaklanan maddi zarardan sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır.
Şu durumda davacının, davalının davaya konu eylemi nedeniyle maddi bir zararı olmadığı kabul edilerek davacının maddi tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Türk Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat bir miktar fazla olmuş, daha alt düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının ise (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.