Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9346 E. 2012/15287 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9346
KARAR NO : 2012/15287
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1) Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 37/1 maddesi delaleti ile 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1, 63 maddeleri uyarınca mahkûmiyet
2) Sanık … hakkında 5237 sayılı CK’nın 37/1 maddesi delaleti ile 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 58/6, 63 maddeleri uyarınca mahkûmiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, müşteki vekili, sanıklar …, …, …, …, … müdafiileri ile sanıklar … ve … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı’na dava ihbar edilmemiş ise de, müşteki kurumun taşradaki temsilcisi olan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile soruşturma ve yargılama aşamalarında yazılan ve Müze Müdürlüğü görevlileri tarafından dava konusu yerde inceleme yapılması ile keşfe katılmak üzere bilirkişi temin edilmesi taleplerini içeren yazılara müşteki kurum tarafından cevap verildiği, böylece müşteki kurumun sanıkların eyleminden ve sanıklar hakkında açılan kamu davasından haberdar olduğu, buna rağmen davayı takip ederek usulüne uygun şekilde katılma hakkını kullanmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede suçtan doğrudan doğruya zarar gören müşteki Kültür Bakanlığının davadan haberdar edilmeyerek katılma imkanı tanınmadığını belirten ve bu yönde bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmeyerek, müşteki vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Dava konusu yerin Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 24.02.2005 tarih ve 411 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik sit alanı ilan edilen Üçtepe I tümülüsü olduğu ve tümülüslerin şekli itibariyle herkes tarafından bilinebilen niteliğe sahip arkeolojik kalıntılar olması da dikkate alındığında, müşteki kurum çalışanı bilirkişinin hazırladığı rapora dayalı hüküm kurulması nedeniyle tebliğnamede bozma öneren (2) numaralı görüşe katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar …, …, …, …, … müdafiileri ile sanıklar … ve …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı kısımlarının 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesine ilişkin bölümlerinin hükümden çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde yer alan haklardan sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.