YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23571
KARAR NO : 2012/16119
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Uygulama : 1-Taksir yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 22/3, 62, 50-52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 179/3, 62, 50-52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralamaya neden olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kaza yapması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK’nın “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanması halinin suç olarak düzenlendiği, belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise iki kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi dikkate alındığında sanığın sadece taksirle yaralama suçundan mahkum edilmesi gerektiği halde atılı suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.