Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6983 E. 2023/8102 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6983
KARAR NO : 2023/8102
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma sonrası yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozma sonrası verilen karar tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette 06.09.2011 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 14.10.2014 tarihine kadar çalıştığını, en son aldığı net ücretin 1.600,00 TL. olduğunu, maaşın bir kısmının elden ödendiğini, bir kısmının bankaya yatırıldığını, 150,00 TL yemek parası 95,00 TL. yol yardımı yapıldığını, ulusal, resmi ve dini bayram tatillerinde, hafta tatillerinde çalışmasına ve sürekli mesai yapmasına karşın ek ödeme ve mesai ödemesi yapılmadığını, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, iddia ederek davacının gerçek ücreti üzerinden sigorta primine esas kazancının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 14.10.2014 tarihinde iş akdinin haksız yere feshedildiği iddiasının doğru olmadığını, tüm ücretlerin bankadan ödendiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını ve gerçek ücreti üzerinden primlerin bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkezinde 101353 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işyerinin 17.04.1998 tarihi itibarıyla Kanun kapsamına alındığını, davacıya ait 3402199923637 sigorta sicil numaralı hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davalı işyerinde 06.09.2011 – 27.10.2014 tarihinde çalıştığı, çalışmaların kuruma bildirildiğin anlaşıldığını, dava konusu uyuşmazlığa Kurumun neden olmadığını, davalı işverenin neden olduğunu ve dava konusu talep ile ilgili olarak Kurum aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunun tanık beyanları dışında resmi, yazılı vb. sağlıklı deliller ile (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıt kayıt vb. delilleri vergi karnesi vs….) ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2014/653 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararıyla; “Davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde,
06.09.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında günlük 54,96 TL brüt ücretle
01.01.2012 – 30.06.2012 tarihleri arasında günlük 58,21 TL brüt ücretle
01.07.2012 – 31.12.2012 tarihleri arasında günlük 61,76 TL brüt ücretle
01.01.2013 – 30.06.2013 tarihleri arasında günlük 64,26 TL brüt ücretle
01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında günlük 67,08 TL brüt ücretle
01.01.2014 – 30.06.2014 tarihleri arasında günlük 70,33 TL brüt ücretle
01.07.2014 – 14.10.2014 tarihleri arasında günlük 74,47 TL brüt ücretle çalıştığının tespitine, eksik gün ve primlerin tamamlatılmasına,” karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

2. Dairenin 11.02.2019 tarihli 2016/15311 Esas 2019/1017 2 Karar sayılı ilamı ile; “Eldeki davada, dosya kapsamında hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda, davacının sigorta primine esas kazancının tespiti ve düzeltilmesi iddiasına ilişkin olarak yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte bilgi ve belge bulunmamakla, davalı iş yerinden ayrılan bordrolu tanıkların beyanına itibarla, davacının en son aldığı net ücretin 1.600,00 TL olduğu iddiasının gerçeği yansıttığı kabul edilerek, tespit edilen son ücretin o tarih itibariyle yürürlükte bulunan sigorta primine esas kazanç tutarına oranlanmak suretiyle, davacının davalı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığı 06.09.2011 – 14.10.2014 tarihleri arasındaki, prime esas kazanç tutarlarının hesaplandığı, anlaşılmakla, prime esas kazancın tespitine yönelik, uygulanan yöntem ve verilen kabul kararı eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup hatalıdır. Mahkemece yukarıdaki esaslar dahilinde, çalışmanın geçtiği yıllara ilişkin prime esas kazanç tutarlarının tespiti yönünden öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmalı, konuya ilişkin işçilik alacağı dosyası da gözetilmek suretiyle, toplanan deliller ışığında, davacı yanın iddiası irdelenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.” hususlarına işaret edilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 04.02.2021 tarihli ve 2019/163 E. 2021/59 K. sayılı kararıyla; “Davanın kabulüne,
Davacının davalı işveren bünyeside 06.09.2011 – 14.10.2014 tarihleri arasında;
06.09.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında günlük 54,96 TL brüt ücretle
01.01.2012 – 30.06.2012 tarihleri arasında günlük 58,21 TL brüt ücretle
01.07.2012 – 31.12.2012 tarihleri arasında günlük 61,76 TL brüt ücretle
01.01.2013 – 30.06.2013 tarihleri arasında günlük 64,26 TL brüt ücretle
01.07.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında günlük 67,08 TL brüt ücretle
01.01.2014 – 30.06.2014 tarihleri arasında günlük 70,33 TL brüt ücretle
01.07.2014 – 14.10.2014 tarihleri arasında günlük 74,47 TL brüt ücretle çalıştığının en son aldığı aylık ücretin 1.600,00 TL olduğunun tespitine,” karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 04.10.2021 tarihli, 2021/4447 E. 2021/15169 K. sayılı ilamında; “Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesince, konuya ilişkin olarak … 17. İş Mahkemesinin 2014/632 Esas, 2017/251 Karar sayılı, işçilik alacağı dosyasında verilen 11.04.2014 günlü kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 05.06.2017 tarihinde kesinleştiği, anılan karara ilişkin olarak, davacı ve davalı Galata 2 Mimarlık Dekorasyon ve Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında, 19.04.2017 tarihinde yapılan sulh ibra protokolü kapsamında, davalı yanın, davacıya 32.275,00 TL ödemesi karşılığında, dava konusu bilimum işçilik alacakları, dava vekalet ve yargılama gideri ile ilgili başkaca birbirlerinden hak ve alacak talep etmeyeceklerinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte gözetilerek; yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların hak kazanıldığı dönemlerin prime esas kazançlarına dâhil edilmesi isabetsiz olup; ödenmesi koşuluyla, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması halinde ise, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi mümkün olmakla, taraflar arasında kabul gören 19.04.2017 tarihli yapılan sulhe konu işçilik alacakları kapsamında ödenen olan 1.600,00 TL’nin ödendiği tarih dikkate alınarak, bu ücretin son aya ilişkin kabulü ile buna göre hüküm tesisi gereklidir.” hususlarına değinilmiştir.

C. Mahkemece Bozma Kararı Sonrası Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
-Davacının davalı iş yerinde 01.10.2014-14.10.2014 tarihleri arasında günlük 74,47 TL brüt ücretle çalıştığının ve en son aldığı aylık brüt ücretin 2.238,04 TL olduğunun tespitine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talepleri gibi davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

3. Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, ayrıca kurumca dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta primine esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 77 nci, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle,

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.