YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12269
KARAR NO : 2012/24440
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK 85/2, 62, 50, 52/4, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması gerektiğine ve kusur durumuna, katılanlar vekilinin sanığın tam kusurlu olduğuna, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 19.45 sıralarında gece vakti sanığın sevk ve idaresindeki otomobille Tavas istikametinden Karacasu istikametine seyri sırasında yerleşim yeri dışında, iki yönlü, 6 metre genişliğinde, zemin asfalt, yüzey kuru yolda aracının sağ arka teker kaplamasının atması üzerine direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçerek karşı istikametten gelmekte olan sürücü …’ün sevk ve idaresindeki otomobille çarpışması sonucu sürücü … ile aracında yolcu olarak bulunanlardan …’ün öldüğü, katılan …’ün ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı olayda; sanığın kullandığı … ve lastikleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, lastiğin 1994 yapımı olduğu, hava şartları sebebi ile özelliklerini yitirmiş olduğu, aracın sürekli aynı noktaya basmasından dolayı lastik çelik tellerinin hasar görmüş olabileceği ve hızın da etkisi ile lastik kaplamasının tamamen atarak patladığının tespit edilmesine göre, kovuşturma aşamasında keşif sonucu alınan ve sanığın asli kusurlu olduğunu kabul eden bilirkişi raporlarının oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu sanık hakkında Adli Tıp Kurumunun kazanın teknik arızadan kaynaklandığı, hızı nedeniyle sanığın tali kusurlu olduğunu kabul eden ve oluşa uygun düşmeyen raporuna itibar edilerek alt sınırdan temel ceza tiyini,
Kabule göre de;
1- Hükmedilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesinde uygulanan TCK’nın 50/1-a, 4. maddelerinin ve paraya çevirme işleminde uygulanan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi,
2- Katılan …’ün 12.11.2009 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, şikayetten vazgeçme ile katılma hükümsüz kaldığından vekalet ücretinin sadece katılanlar … ve Mehmet Türk lehine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılanlar Mehmet Türk ve … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.