YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14757
KARAR NO : 2023/4507
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/540 E., 2022/261 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2014/246 Esas, 2014/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mağdure sayısınca ayrı ayrı cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2014/246 Esas, 2014/360 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2017/122 Esas, 2021/4321 Karar sayılı kararı ile ”Mahkemece kurulan hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230, 289/g ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın değişik tarihlerde her bir mağdureye yönelik suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunun hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve bu ilkelere uyulmadan kurulan hükmün CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK’nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2021/540 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan üç kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan üç kez 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Sanığın işlediği çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı şekilde işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanun’un 12 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2021/540 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.