Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/17998 E. 2023/8536 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17998
KARAR NO : 2023/8536
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarih ve 2020/395 Esas, 2021/66 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/611 Esas, 2021/1121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin kullanmak amaçlı olduğuna, satıcı olmadığına,
2. Hükmedilen cezanın çok ağır olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
27.07.2020 tarihli tutanak içeriğinde sanığın söz konusu cami içerisinde bulunduğu ve oturduğu bankın üzerinde bulunan poşet içerisinde müsnet maddelerin ele geçirildiğinin belirtildiği, dosya içerisinde mevcut 25.08.2020 tarihli kriminal rapora göre ele geçirilen maddelerin metamfetamin ve eroin
içerdiğinin tespit edildiği, 10.08.2020 tarihli ekspertiz raporuna göre 28 adet beyaz renkli kağıt üzerinde 7 adet vücut izi tespit edildiğinin belirtildiği ve 11.08.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre bu parmak izlerinden 4 adetinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde dosya içerisinde mevcut 27.07.2020 tarihli tutanak çerçevesinde sanığın bulunduğu cami içerisinde oturduğu bankın üzerinde yanında bulunan poşet içerisinden eroin ve metamfetamin içeren maddelerin ele geçirilmesi, söz konusu eroin olduğu tespit edilen maddelerin 28 adet satışa hazır hale getirilmiş fişek olarak tabir edilen biçimde ele geçirilmesi, sanığın soruşturma aşamasında uyuşturucu maddelerin aidiyetini kabul etmemesine rağmen kovuşturma aşamasında poşeti bir gün önce attığını beyan edip tüm uyuşturucu maddelerin tarafına ait olduğunu belirtmesi, bu durumun tevil yollu ikrar mahiyetinde değerlendirilebilecek olması ve sanık savunmalarının hem kendi içinde aşamalarda birbirinden çok farklı olup hem de hayatın olağan akışı ile uyumsuz olması hususları nazara alındığında sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçuna vücut verdiğinin sabit olduğu, her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının b bendinin uygulanması talep edilmiş ise de, söz konusu maddenin cami, hastane, okul gibi alanlarda ve umuma açık mahallerde satış işlemi yapıldığının tespiti halinde uygulanabilecek bir madde niteliğinde olduğu, yine sanık savunmalarında maddelerin aidiyeti kabul edilmiş ise de, tutanak içeriği dikkate alındığında söz konusu maddelerin sanığın yanında yakalandığı hususunun sabit olduğu, dolayısıyla söz konusu ikrarın sanığın suçunu açığa çıkarma mahiyetinde bir ikrar değil dosya kapsamında mevcut delilleri destekler mahiyette bir beyan olduğu ve bu kapsamda hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı
anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu,
C. Adli Emanetin 2020/13479 sırasında kayıtlı delil niteliğinde bulunan suçta kullanılan eşyanın dosyada delil olarak saklanılması yerine yazılı şekilde imhasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/611 Esas, 2021/1121 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün
A. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmın “…tamamının tahsil edileceğinin,” ibarelerinden sonra gelmek üzere “…ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenilmesi,
B. Suçta kullanılan eşyanın imhasına ilişkin bendin çıkartılarak yerine “Adli emanetin 2020/13479 sırasında kayıtlı delil niteliğinde bulunan suçta kullanılan eşyanın dosyada delil olarak saklanılmasına” ibaresinin eklenmesi
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.