YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6084
KARAR NO : 2023/6211
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/124 E., 2015/6 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli ve 2013/124 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.09.2018 tarihli ve 14-2015/119182 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Özetle; eksik incelemeyle karar verildiğine, mahkumiyete yeter kesin inandırıcı delil bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olup, sonradan iddialarını gerçeğe uygun olmayacak şekilde genişlettiğine ve hatta Mahkemede üç farklı eylemden bahsettiğine, bu beyanlarının da tanık ifadeleriyle çeliştiğine, mağdurenin ilk cinsel ilişkiyi tanık … ile yaşadığına ve buna dair anlatımlarının olduğuna, mağdurenin iddia ettiği parkta zorla anal yoldan ilişki iddiasının hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığına, mağdurenin varlığını iddia ettiği herhangi bir görüntünün dosyada bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun iftiraya maruz kaldığına, mağdurenin birçok erkekle cinsel ilişkide bulunduğuna, tecavüze uğrayan kişinin duş alarak evden ayrılmasının hayatın olağan akışına ters düştüğüne, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Özetle; dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu raporu içeriğine göre mağdurenin olay sebebiyle ruh sağlığının bozulduğunun kabul edilmesi ve kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Mağdur … ile … isimli kişi arasında cinsel ilişki olduğunu öğrenen sanık …’in …’e yönelik … ile … arasındaki cinsel ilişkiyi kendisi ile cinsel ilişkiye girmemesi halinde ailesine ve herkese anlatacağını ifade edip tehdit ederek birinci kez … Doğa Parkı olarak bilinen yerde 2012 yılı Ramazan Bayramı günlerinde anal yoldan cinsel ilişkiye girdikten sonra bu ilişkinin fotoğraflarını teslim etmek için mağdur …’i …’ın ikametine çağırıp burada da anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, 23.11.2012 tarihinde yaşadığı olaylar nedeniyle mağdur …’in kolluk görevlilerine ihbarda bulunduğu, sanık …’ın tutuklanmasından sonra arkadaşı sanık …’in … ile görüşüp, mağdura kendisine … ile ilgili şikayetten vaz geçmesi için baskı uyguladığı ileti yoluyla gönderdiği SMS iletilerinde bilirkişi tarafından CD de yer alan ses kaydının çözümlerine göre ‘Erkek: Annenle akşam konuşacaksın şikayetinizi geri alacaksınız. Bayan: Babama söylesen nolucak? Erkek: Tamam benim senin babana söylemem için senin o şikayetini geri alman lagzım anladı ‘ şeklinde yine mesaj kayıtlarının yer aldığı kısımda … isimli alıcıya gönderilen SMS iletilerinde ‘len pic yasini nie tehdit edyn amg.’, ‘ tamam akşam knuş şikayetinizi geri alın yarın tamam mı? o zaman bendn ne istersen yapıcm’, ‘bende taktım akşam gelirm babnın yanına’, ‘ …şikayetini geri çek çekmede ben akşam gelim babnın xanına’, ‘babna söylicem’, ‘ babna kimlerle yatını söylicem’, ‘ tutuklandı lan kardeşim amg.s.s.’ ‘ifadelerinin yer aldığı SMS iletilerinin yoluyla şantajda bulunduğu, mağdurun hakaret ve kişiler arasındaki aleni olmayan görüşmeyi kaydetmek, şantaj suçlarından şikayetinden sonraki aşamalarda vazgeçtiği, Sanık … savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, mağdur … ile arkadaşlığının olduğunu, aralarında cinsel yakınlaşma olmadığını, suçsuz olduğunu beyan ettiği; sanık … ise, görüşmeleri …’in haberi olmadan kaydettiğini, telefonundaki SMS iletilerinin arkadaşı …’ın tutuklanması nedeniyle … ile yaptığı görüşmenin suç olduğunu bilmediğini beyan ettiği; Ümraniye Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 08.01.2013 günle geciçi raporunda ….nin 23.11.2012 gün ve 5678 sayılı genel cerrahi raporunda; inspeksiyonda saat 12 yönünde ekimoz mevcut olduğu, rektal tuşede hassiyet olmadığı, anal tonus mevcut olduğu, aynı tarihli kadın doğum raporunda; inspeksiyonla yapılan muayenede, saat 1 ve 7 hizasında kaideye uzanan yırtık izlendiğinin bildirildiği; diz dirsek pozisyonunda anal muayenesinde perianal bölgede her hangi bir ekimoz ve fissür görülmediği, anal sfinkter tonusunun inspeksiyonda normal olduğu saat 6 hizasında venöz dolgunluk olduğu, genital muayenesinde; hymen annüler yapıda olup fevhasının 2 cm olduğunun görüldüğü, … Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu’nun 29.11.2012 gün ve 1464 sayılı raporunda mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği, ATK 6 İhtisas Kurulunun 16.05.2014 tarih ve 2534 sayılı raporunda mağdurede ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (Depresyon ve Anksiyete Bozukluğu) tespit edildiği, tespit edilen bu tablonun iddia edildiği gibi nitelikli cinsel istismarda bulunan sanıkların eylemlerinin birlikte etkisiyle ortaya çıkabileceği; ancak bu psikiyatrik tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdur ve sanığın hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının bildirildiği, mahkememizce bu rapora itibar edildiği ve sanık … hakkında 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmadığı, sanık …’ın eylemine uyan organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan deliller;
Suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılan mağdure beyanları, dosya kapsamında yer alan doktor ve Adli Tıp Kurumu Raporları, polis tutanakları ile tanık anlatımlarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Aynı gerekçelerle Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2015 tarihli ve 2013/124 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.