YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15265
KARAR NO : 2023/8928
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Antalya 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2014/75 Esas, 2014/679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karar 24.07.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2015 tarih, 2015/224 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasına ve verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
D. Kararın sanık tarafından temyizi ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.03.2016 tarih, 2016/371 Esas, 2016/2153 Karar sayılı kararı ile ” 1- Sanıklar … ve Oğuz Canbolat hakkındaki Antalya (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/75 Esas, 2014/679 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, suç tarihi olan 18.12.2013 tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli ve karar tarihi olan 03.07.2014 tarihinde de yürürlükte bulunan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanunun 191. maddesi ile aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 7/2. maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak, sonucuna göre uygulanmadığının tespiti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi hali ile 5237 sayılı Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince sanıklar hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinde,
2- Sanık … hakkındaki Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/224 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Antalya (Kapatılan) 5.
Sulh Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/75 Esas, 2014/679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinden dolayı, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle hakkındaki yargılamaya devamla neticeden 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek söz konusu hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nm 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulmasına”, karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ” gerekçesiyle bozulmuştur.
E. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2017 tarih, 2016/548 Esas, 2017/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
F. Sanığın 25.07.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.04.2019 tarih, 2018/832 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararının ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılamada Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarih, 2020/403 Esas, 2021/643 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmiştir.
G. Karara sanığın itirazı üzerine dosyanın Dairemize gönderilmesi ile Dairemizin 06.02.2023 tarih, 2022/15044 Esas, 2023/668 Karar sayılı kararı hükmün itiraza tabi olması sebebiyle iadesine karar verilmiştir.
H. İtirazın değerlendirilmesi ile Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarih, 2023/189 Esas, 2023/323 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın uygun olmadığına, tedavi gördüğüne ve temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nin içmek amacı ile uyuşturucu madde satın aldığı, olay günü Emniyet görevlilerini görmesi üzerine üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi taşın altına sakladığı, bu durumun görevlilerce görülmesi üzerine sanıktan sorulduğunda sakladığı uyuşturucu maddeyi çıkararak görevlilere teslim ettiği ve bu maddenin kendisine ait olduğunu, içmek amacı ile satın aldığını ikrar ettiği, üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu görülmekle açılan kamu davasında öncelikle sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedbirin yükümlülüklerine uymaması ile yapılan yargılamada mahkumiyetine karar verilmiştir. Kararın sanık tarafından temyizi ilke Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.03.2016 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına sanığın itirazı ile dosya yeniden ele alınarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır.” şeklindeki düzenleme gereğince sanığın usulüne uygun çıkartılan davetiye ile duruşmaya çağrılması gerekmekte olup dava konusu olayda, Mahkemece, sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması kararına karşı, sanığın yapmış olduğu itiraz üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılmasına karar verilmiş, 21.03.2023 tarihli tensip zaptı ile alınan karar gereği belirlenen duruşma gün ve saati sanığın bilinen son adresine tebliğe gönderilmiş, ancak tebliğ evrakı bila tebliğ iade edilmiştir. Bunun üzerine sanığın yokluğunda yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış olmakla, itiraz üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılırken, sanığa usulüne uygun olarak, duruşma günü ve saati tebliğ edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarih, 2023/189 Esas, 2023/323 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.