YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4892
KARAR NO : 2023/8858
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret (Sanık … yönünden)
Hükmün düzeltilerek onanması (Sanık … yönünden)
İlk Derece Mahkemesince sanık … yönünden verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci
fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; sanık … yönünden ise; Volkan müdafii Av. …’ın 29.10.2019 tarihli yasal süresinde vermiş olduğu süre tutum dilekçesinin hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanık müdafiine yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılması gerektiği halde yapılmadığı ancak Volkan’ın daha sonra vekaletname verdiği Av. …’ın 12.06.2023 tarihli tebliğnameye cevap ve ek temyiz dilekçesi ile temyiz sebeplerini belirtmesi nedeniyle usul ekonomisi açısından yeniden tebligat yapılmasına gerek olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; ek temyiz talebinin kabulü ile tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/425 Esas, 2017/515 Karar sayılı kararı ile Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/320 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; sanık …’ın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli, 2019/805 Esas ve 2019/2226 Karar sayılı kararı ile sanıklar Sedat ve Volkan hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan
hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanık … bakımından, sanık müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesi sunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddi ve sanık … bakımından temyiz isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Suça konu uyuşturucu hapların sanık …’e ait olduğunu, sanık aleyhine delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Etkin pişmanlık indirim oranının en üst hadden uygulanması gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Re’sen nazara alınacak tüm sebeplere ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. İddianamedeki anlatımda, sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil sunulmadığına, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Arama kararı ve karar alınmaksızın fiziki takip yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 8. Re’sen inceleme esnasında tespit edilecek diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ile temyiz dışı sanıklar Engin ve …’un olay günü Düzce’den İstanbul’a gidip aynı gün Düzce’ye dönüşlerinde, istihbari çalışmada içlerinde bulundukları araçta uyuşturucu hap sevkiyatının yapılacağı bilgisinin edinilmesi üzerine sanıkların araçtan inmeleri üzerine müdahale edildiği, Sedat’ın montunun cebinden içinde MDMA bulunan 800 adet uyuşturucu hapı kolluk ekiplere teslim ettiği, ele geçirilen hapların sanık …’dan alındığı iddiası üzerine Volkan hakkında açılan kamu davasının birleştirilmesine karar verildiği olayda; Sedat’ın avukat huzurundaki 15.12.2016 tarihli ifadesinin olay örgüsü ile Engin’in beyanları ile örtüşmesi, kişisel kullanımın çok üzerinde bulunan uyuşturucu hapların sanığın üzerinde ele geçirilmesi, sanıktan alınan kan, kıl, tükürük numunelerinde uyuşturucu maddeye rastlanılmaması nedenleriyle sanığın mahkûmiyetine karar verilip Sedat’ın dosya kapsamında faydalı bilgiler vermesi sebebiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış; Volkan’ın suçlamayı inkar etmesi, Sedat’ın 01.02.2018 tarihli 9 uncu celsede, Volkan’ın tam olarak teşhisini facebook görüntülerinin yardımı ile yapması, daha önceki celselerde bu şekilde tamamlayıcı görüntünün yokluğundan teşhisin yapılamaması, …’un aradan uzun süre geçmesi sebebiyle teşhiste bulunamaması, Engin’in uyuşturucu hapların Volkan’dan alınmadığına dair beyanı, buna karşılık uyuşturucu maddenin Volkan’dan alındığına yönelik beyanda bulunan diğer sanıklar … ve Sedat’ın aşamalarda kendileri ile çelişen beyanları birlikte değerlendirildiğinde; Volkan’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her
türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı delil elde edilemediği kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık … yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı değerlendirilerek diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte suç tarihine göre yürürlükte bulunan 15.08.2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nın 137 nci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının 1000 gün üzerinden takdir edilmesi hukuka aykırı görülmüş; sanık … yönünden ise yeniden alınan savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre Sedat ve temyiz dışı sanık …’in uyuşturucu almak amacıyla İstanbul’a gitmeye karar verdikten sonra yolda Engin’in Volkan ile buluşmak için görüştüğü, İstanbul’a gittiklerinde başka bir araçta kendilerini Volkan’ın karşıladığı, Engin’in Volkan’ın
geldiği araca binerek diğer sanıklara kendini takip etmesini söylediği, bu şekilde birden fazla yere uğradıktan sonra akabinde oyalanmadan hemen dönüşe geçtikleri ve yolda yakalandıkları, alınan beyanlara göre İstanbul’a gittikleri süreç içerisinde Volkan’ın yanlarından hiç ayrılmadığı, aynı zamanda Sedat ve …’un daha önceden tanımadıkları Volkan’ı teşhis etmeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Volkan’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği ancak bizzat uyuşturucu maddeyi sanıklara verdiğine dair delili bulunmaması karşısında; Volkan’ın diğer sanıkları asıl satıcılar ile buluşturduğu kabul edilerek yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılıp İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık …’ın eyleminin, uyuşturucu madde teminine yönelik olup; 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi gereğince asli fail olarak cezalandırılması gerekirken eksik ceza tayin edilmiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli, 2019/805 Esas ve 2019/2226 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.