YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4924
KARAR NO : 2023/5157
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/162 E., 2015/51 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Suç tarihinde 10.04.2010 doğumlu olup on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi …’in kovuşturma evresinde şikayetçi sıfatıyla verdiği 05.02.2014 günlü duruşma ifadesinde şikayetinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2013 tarihli iddianamesiyle, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2…. (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2015 tarihli ve 2013/162 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.02.2018 tarihli ve 14-2015/139969 sayılı kısmi ret kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığına ilişkindir.
C.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, mağdurenin annesinin sanıktan şikayetçi olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçi …’in olay tarihinde babası ile kavga ettiği için arkadaşı … babası sanık … ile birlikte oturduğu … ili … mahallesindeki evine geldiği, kızı mağdurenin de yanında olduğu, sanık …’in evinde 2-3 gün kaldıkları, sanığın mağdurenin evinde kaldığı sırada şehevi hislerle cinsel arzularını tatmin etmek maksadı ile evde odada kimsenin bulunmadığı sırada mağdurenin cinsel organını ellemek ve okşamak suretiyle istismarda bulunduğu, olaydan sonra şikayetçinin mağdure ile birlikte tanıklar … ve …’ın evinde kaldığı, mağdurenin tanıklar … ve …’a cinsel organını göstererek “… amca beni elledi” şeklinde beyanlarda bulunduğu, tanıklar … ve …’ın mağdurenin beyanından cinsel istismara maruz kaldığını öğrenip, savcılığa şikayette bulundukları mahkemece kabul edilerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde 10.04.2010 doğumlu olup on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip annesi …’in kovuşturma evresinde şikayetçi sıfatıyla verdiği 05.02.2014 günlü duruşma ifadesinde şikayetinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B.Sanık Müdafii İle Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihinde üç yaşı içerisinde bulunan mağdurenin soyut iddiaları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, … (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2013/162 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii İle Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, … (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2013/162 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan … ve Üye …’ın karşı oyları ile ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire heyetinin beraate yönelik bozma kararına katılmıyoruz.
Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere ADÜ Çocuk Ergen Ruh Hastalıkları Bölümünde psikiyatrist olarak görev yapan Yardımcı Doçent … …’nun beyanlarına istinaden düzenlenen 19.09.2013 tarihli bilirkişi tutanağı ve 07.10.2013 tarihli bilirkişi ek raporunda, mağdure ile yapılan görüşmelerden mağdurenin beyanlarının yaşına uygun güvenilir ve tutarlı olduğu, zira yaşı itibariyle cinsel içerikli konuşma ve davranış bilgisine sahip olamayacağından, bu olayı yaşamadıkça kendiliğinden cinsel içerikli anlatımlarda bulunamayacağı, anlattığı olayı yaşamadıkça açıklayamayacağı, bizzat böyle bir olayı yaşaması halinde cinsel istismara maruz kaldığı yönünde beyanlarda bulunabileceği şeklinde görüş belirtmesi, 20.09.2013 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen Adli Tıp Raporunda “…, mağdurenin beyanı ve muayene sırasındaki davranışının değerlendirildiğinde küçüğün cinsel istismara maruz kaldığının düşünüldüğünün” belirtilmesi, mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin 11.11.2013 tarihli Adli Tıp Raporu, mağdure … …’in rehber öğretmen eşliğinde alınan beyanları, mağdureyle yapılan görüşmelere ilişkin emanete alınan CD içerikleri, şikayetçi ile sanık arasında herhangi bir husumetin bulunmadığına ilişkin beyan ve tutanaklar, şiyaketçi ve tanıklar Saynur ve Aysel’in, olay tarihine kadar neşeli ve hareketli olan küçük mağdurenin bu olaydan sonra içine kapandığı, bir erkek şahıs girdiği zaman korktuğu, ne oldu şeklinde sorduklarında “… amca benim boncuğuma elledi” şeklinde beyanlarda bulunmaları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı “sarkıntılık yapmak sureti ile çocuğun cinsel istismarı suçunu” işlediği kanaati ile heyetin beraate yönelik çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.