Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/4837 E. 2023/5293 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4837
KARAR NO : 2023/5293
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/526 E., 2019/601 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/374 Esas, 2018/368 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Re’sen de istinafa tabi karara karşı katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/526 Esas, 2019/601 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdurenin beyanı dışında başka delil bulunmaması, sanığın, santranç öğretmeni olduğu katılan mağdurenin yanağından öpüp yardımcı olmak için atletini kıyafetinin içine sokma eyleminin cinsel saik ile yapılıp yapılmadığının şüphede kalması ve inkara dayalı savunma itibariyle fiili kasten işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı nitelikte delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı görülmekle, mevcut aykırılığın araştırma ve yeniden duruşma yapılmadan düzeltilebilir nitelikte olduğu kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak yerine sanığın atılı suç açısından kastının bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca beraati, sanığın kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi ve yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.03.2022 tarihli ve 9-2020/61942 sayılı, temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkin yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

2. Dosya kapsamı itibariyle olayın tek tanığı olan mağdure beyanı dışında başkaca delil bulunmaması karşısında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dair katılan Bakanlık vekilinin dilekçesinde temyiz sebebine yer verdiğinin kabulü ile aksi yöndeki görüşle Tebliğname’de ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/526 Esas, 2019/601 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.