Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2007/9978 E. 2010/7334 K. 28.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2007/9978
KARAR NO : 2010/7334
KARAR TARİHİ : 28.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki düzenleniş şekline göre alt sınırdan 1 yıl hapis cezası tayin olunup, bu ceza miktarı üzerinden indirimlerin uygulanmış bulunmasına, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasayla 87/3 maddesinin bir artırım maddesi haline getirilmiş olup, bu durumda temel hapis cezasının 86/1 maddesi uyarınca belirlenmesi ki bu durumda hapis cezasının alt sınırı 1 yıl olup, sonrasında 87/3 maddesine göre ½ oranına kadar artırım yapıldıktan sonra indirimlerin uygulanmaya başlanmasının gerekmesine göre, kabul ve takdir olunan uygulama şekline nazaran temyiz edenin de sıfatı nazara alınarak 5560 sayılı yasayla değişik 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinin sanık aleyhine olacağından tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yerinde olmayan sair itirazların reddine,ancak;
1-)Suç tarihinde 18 yaşından … ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkındaki 1 yıldan az hapis cezasının, 5237 Sayılı TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım veya tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun nazara alınmaması
2-)Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan çocuk sanığa verilen hapis cezası “Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısı ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluştuğundan,” gerekçesiyle 5237 sayılı yasanın 51/1 maddesine göre ertelenmesine karar verilirken olumlu olarak değerlendirme yapıldığı halde, bu kez sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığından denilerek olumsuz değerlendirmeyle sanık hakkında 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23 maddesinin uygulanmamasına karar verilerek gerekçede çelişkiye düşülmesi,

Bozmayı gerektirmiş sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.