Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/16393 E. 2023/22424 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16393
KARAR NO : 2023/22424
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/231 E., 2016/202 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncğ maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yalnızca kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde … 2 nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta olan sanığın, oda kapısına vurması ve ulu orta küfürler etmesi üzerine görevli memurların yanına gittikleri, sanığın küfürlü sözlerine devam ettiği, infaz koruma baş memuru olan şikâyetçinin sanığa sorunun ne olduğunu sorması üzerine şikâyetçiye hitaben “O a… koduğumun çocuğu ben değilim sensin.” şeklinde 2-3 kez hakaret içeren söz söylediği, sanığın sakinleşmesi için önce süngerli odaya daha sonra D5 nolu koğuşa gönderildiği, bu koğuşta diğer mahkûmlarla görüşmekte olan şikâyetçiye karşı yaralama kastıyla yumruk attığı, ancak isabet ettiremediği için kasten yaralama eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu suretle sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün verildiği 22.02.2016 tarihli son oturumda Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın şikâyetçiye hitaben “O a… koduğumun çocuğu ben değilim sensin.” şeklinde 2-3 kez hakaret içeren söz söylediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, hakaret eylemlerinin kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştiği de gözetildiğinde zincirleme suç hükümlerinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması,
3. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle “1 yıl 15 gün” yerine “1 yıl 1 ay 10 gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.