Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/18313 E. 2023/5832 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18313
KARAR NO : 2023/5832
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/372 E., 2016/324 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Olay tarihinde on beş yaşından büyük mağdurenin duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen zorunlu vekilin hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Tebliğnamede kasten yaralama suçundan da görüş bildirilmesine rağmen, bu yönde bir temyiz isteğinin olmadığı tespit edilerek sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/372 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin savcılıkta alınan ifadesi dikkate alındığında, sanığın yaralama eylemini aracı kılarak istismar eylemini gerçekleştirdiği ve temyiz talebinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin olay tarihinde öğrenim gördüğü okula giderken sanıkla karşılaştığı, beyanlara göre aralarında herhangi bir arkadaşlık veya gönül ilişkisi bulunmayan sanığın ilk olarak mağdureye vurduğu ve hemen sonrasında ise göğsünü sıkmak sureti ile cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, dinlenen tanıkların beyanlarına göre cinsel istismar suçuna yönelik bir eyleme şahit olmadıklarını beyan ettikleri, mağdurenin savcılıkta vermiş olduğu beyanını değiştirdiği, sanığın omzuna yumruk ile vurduğu, sonra göğüslerine eliyle çarptığı fakat bastırmak sıkmak gibi devam eden hareketlerinin olmadığını beyan ettiği, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğu, olay günü sanığın da kabul ettiği şekilde, mağdurenin omzuna vurarak yaralama eylemini gerçekleştirdiği, sanığın devam eden hareketinde cinsel amaçla hareket ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, mağdurenin beyanları değerlendirildiğinde, sanığın omuza vurarak yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonra aynı yaralama kastıyla mağdurenin göğüslerine de vurmuş olma ihtimalinin bulunduğu, burada sanığın kastı hususunda net değerlendirme yapılamadığı, dosyada mağdureye ait sağlık raporu incelendiğinde vücudunda patolojik bulguya rastlanmadığının görüldüğü, sanığın olayda cinsel istismar kastıyla değil yaralama kastıyla hareket ihtimalinin bulunması ve mağdurenin çelişkili beyanları haricinde dosyada başkaca bir delil bulunmadığı, sanık hakkında soyut iddia dışında mahkumiyete yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
A.Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Olay tarihinde on beş yaşından büyük mağdurenin 25.12.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen zorunlu vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak oluşan vicdanî kanıya göre karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A.Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/372 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/372 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.