YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5598
KARAR NO : 2012/27047
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Öldürme
Hüküm :TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/1-2-3-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gündüz saat 17:20 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 6 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, eğimsiz düz yolda, idaresindeki halk otobüsü ile seyir halinde olan sanığın, seyrine göre yolun sağından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ölene, sağ kaldırıma 3 metre mesafede yol içerisinde çarpması sonucu 1927 doğumlu ölenin, gördüğü tedavi sonrası 22.06.2008 tarihinde yaşamını kaybetmesi şeklinde meydana gelen olayda, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun oluşa uygun ve sanığın kusurlu olduğu anlaşıldığından, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş; asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında temel ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusura, bilirkişi raporlarına, ceza uygulamasına ve eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” kıstası uygulanamayacağından, temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
2-Sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması nedeniyle, hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK’nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 50/4. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “ failin güttüğü amaç ve saiki” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün 3. paragrafında yer alan “50/1-a” ibaresinin çıkarılmasına, 3. paragrafta yer alan “adli para cezasına çevrilmesine” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 50/4 maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince” ibarelerinin eklenerek, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.