Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/14651 E. 2023/22126 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14651
KARAR NO : 2023/22126
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/426 E., 2021/744 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitler halinde 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş olup, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 26.06.2013 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine bu kez 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanması geri bırakılmış, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması sebebiyle beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin yerinde olmadığına, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin durma süresi de gözetildiğinde, sanık hakkında bozma öncesinde verilen ilk mahkumiyet hükmü ile hükmün açıklanmasına dair hüküm arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.