Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/11140 E. 2012/24683 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11140
KARAR NO : 2012/24683
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; beraat
2- Sanık … hakkında; 2863 sayılıKanun’un70, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-3, 58/6, 63, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık …’nın beraatine ilişkin hüküm müşteki vekili tarafından, sanık …’nın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve sanıklar hakkındaki kamu davası ihbar edilmeyen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, temyiz dilekçesi ile birlikte katılma talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede ;
Jandarmayı arayan isimsiz bir ihbar telefonu ile motosikletle iki şahsın dolaştığını ve yanlarında bol miktarda eski eser bulunduğunun bildirilmesi üzerine, 04.10.2006 günü saat 17:30 sıralarında … plakalı motosikletin görülmesi üzerine takibe başlandığı, motosikleti sanık …’in kullandığı, sanık …’ün ise arkasında oturduğu, takip edildiklerini fark ettiklerinde hızla kaçmaya başladıkları, sanık …’nın elinde bulunan beyaz poşetin “Gümüşler’e Hoşgeldiniz” yazan tabeladan sonra elinde bulunmadığı, sanıkların üzerilerinde ve motosiklette yapılan aramada bir şeyin bulunmadığı, tabela çevresinde yapılan araştırmada, trafik lambası yanında direğin dibinde beyaz bir poşetin bulunduğu ve poşet içerisinde plastik ıslak mendil kutusunun bantla sarılı olduğu ve kutunun ağır olduğunun tespit edildiği, kutunun içinde 3 adet küçük poşetlerin bulunduğu, bunun içinde de kağıda sarılmış değişik ebatlarda, Bizans dönemine ait 55, Yunan dönemine ait 441, Roma dönemine ait 214 olmak üzere toplam 710 adet sikke ele geçirildiği, dosya içerisinde bulunan arkeoloji öğretim görevlileri ve Topkapı müzesi uzmanının bilirkişi kurulu raporuna göre, 710 adet eserin 2863 sayılı Kanunun 23.maddesi kapsamında kalan eserler olup, tescil ve tasnife tabi, müzelerde korunması gerekli eserler oldukları bildirildiği, sanık …’nın savunmasında, tarihi eserleri Manisa Akhisar’da ismini hatırlamadığı bir köyden tanımadığı bir kişiden satın aldığını beyan ettiği, sanık …’nın savunmasında ise tarihi eserlerle ilgisinin olmadığını bayan ettiği, dosya içerisinde sanıkların beyanlarının aksini ispatlayacak bir delil bulunmadığı anlaşılmakla;
1- Sanık … hakkında verilen hükmün temyizinin incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında verilen hükmün temyizinin incelenmesine gelince :
Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekmesi nedeniyle ilk bilirkişi raporunun davanın tarafı konumundaki … müzesi arkeoloğu tarafından düzenlenen 05.10.2006 tarihli rapor ile, ele geçen eşyaların 2863 sayılı yasanın 23.maddesi kapsamında kalan eserler olduğu listenin ilk 4 sırasında yer alan eşyaların 2863 sayılı kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi eserler olup, müzede korunması gerekli olduğu, diğer 5 ila 17.sıralarda yer alan eserlerin okunaksız olmaları nedeni ile etütlük mahiyette eserler olup, müzede saklanması gerektiğinin belirtildiği, bağımsız bilirkişi kurulu olan Pamukkale Üniversitesi öğretim görevlilerinin 26.04.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, 710 adet eserin 2863 sayılı kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi olduğunun bildirilmesi, bu eserlerden 354 adedinin müzelerde teşhirlik mahiyette olduğunun bildirildiği, çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunda da tüm eserlerin 2863 sayılı kanun kapsamında olduğunun tespit edildiği,
İlk iki rapor arasında çelişki olduğundan bahisle üçüncü rapor alınmış ise de, etütlük durumda bulunan eserlerin de 2863 sayılı kanun kapsamında olmaları karşısında, söz konusu raporlarda çelişkinin olmadığı, eserlerin bağımsız bilirkişi kurulu tarafından incelendiği ve mahkemece de söz konusu eserlerin müzeye teslimine karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamede taraf durumundaki müze müdürünün düzenlediği raporun hükme esas alınması yönüyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir sebebe dayanmayan, katılan vekilinin ise eksik ceza tayin edildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiği gözetilmeden, kendi alt soyu yönünden uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- 2863 Sayılı Kanun’un 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının Müze Müdürlüğü’ne teslimine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine yönelik hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin 2. bendinin altıncı paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “5237 sayılı TCK’ nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi ile yine hüküm fıkrasının dokuzuncu paragrafındaki yer alan 2. bendinin onuncu paragrafının “TCK’nın 54.maddesi gereğince zoralımına ve m ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.