YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3501
KARAR NO : 2012/24878
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 1- Katılan suça sürüklenen çocuk … hakkında;5237 sayılı TCK’nın 89/1, 22/3, 31/3, 50/3, 50/1-d. maddeleri
gereğince mahkumiyet.
2- Katılan sanık … hakkında; 5237 sayılı TCK’nın89/1, 89/3-d, 62/1, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
… müdafii
Taksirle yaralama suçundan katılan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sanık …’nin birleştirme kararının verildiği ve savunmasının tespit edildiği Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan 30.04.2008 tarihli duruşma tutanağının 1. sayfasının katip tarafından imzalanmadığı görülmüş ise de,adı geçen sanığın sorgu ve savunmasının, birleştirme kararından sonra Salihli 2. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada alındığı, bu itibarla önceki imza eksikliğinin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, katılan sanıklar müdafilerinin eksik incelemeye, kusur oranlarına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya içeriğine ve oluşa göre, sürücü belgesiz katılan suça sürüklenen çocuk …’ın olay günü, sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halinde iken, torununun okuldan çıkmasını bekleyen ve kaplama içinde bulunan katılan sanık …’ye çarparak yaralanmasına neden olması şeklinde gelişen olayda, bilinçli taksir koşulları bulunmadığı nazara alınmadan, sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK’nın 22/3 maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
2- Katılan sanık … lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin katılan sanık …’dan alınarak yine katılan sanık …’a verilmesine karar verilmesi,
3- Meydana gelen kazada, yaklaşan araçların hız ve yakınlığını dikkate almadan, kaplama içinde bulunduğu için kusurlu olduğu tespit edilen ve yaya olan katılan sanık … hakkında da, motosiklet sürücüsü katılan suça sürüklenen çocuk …’ın yaralanması nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
yayaların karşıdan karşıya geçerken kendisine motorlu bir vasıtanın çarpacağı ve bu vasıtada bulunanların yaralanacağını öngörebilmesinin kabulü toplumda yaygın olan ortak düşünceye aykırı olduğu, yayaların motorlu taşıt sürücülerine zarar vereceklerini, bu nedenle daha fazla basiretli davranmaları gerektiğini bildikleri ve cezalandırılmaları gerektiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle taksirin “neticenin öngörülebilmesi” unsurunun bu gibi olaylarda gerçekleşmeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46-67.maddelerinde sürücülerin uyacakları kurallar, 68-70.maddelerde ise yayalar, hayvanla çekilen veya elle sürülen araçlarla hayvan sürücülerinin ve yarışlar hakkında kuralların düzenlendiği, yayalarla ilgili düzenlemelerde uyacakları kurallar belirtilmiş, ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından araçların uzaklık ve hızını göz önüne almaları, yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa zamanda taşıt yolunu geçebileceklerinin hükme bağlandığı, belirtilen kurallara uymayanlar hakkında ise idari para cezasına hükmolunacağının belirtildiği, Ceza Genel Kurulunun 21.10.1997 gün ve 1997/2-99-202 sayılı kararında sürücüler yanında yayaların da sanık olabileceğini kabul eden tek bir kararı bulunsa da, Ceza Genel Kurulunun gerek bu karardan önce ve gerekse bu karadan sonraki kararları ile ceza dairelerinin istikrarlı uygulamaları yayaların kusurlu davranışları ile birlikte trafik kazasına sebebiyet vermeleri durumunda sadece sürücüler hakkında kamu davası açılıp bunların sanık olarak gösterildiği, somut olayda da, her ne kadar bilirkişi raporları yaya …’nin olayda kusurlu olduğunu belirtse bile tüm açıklanan bu nedenlerden dolayı sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
4- Katılan suça sürüklenen çocuk …’ın çehrede sabit esere neden olacak şekilde yaralanmasında, katılan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/2-d maddesine göre cezanın ½ oranında arttırılarak verilmesi yerine, yüzün sürekli değişmesi halinde uygulanacak olan aynı kanunun 89/3-d maddesinden 1 kat arttırılarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.