Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/21562 E. 2012/28735 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21562
KARAR NO : 2012/28735
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Esas-Karar No : 2011/768 değişik iş

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 32. maddesi delaletiyle 68, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 19 ve 59/2. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 75,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/06/2006 tarihli ve 2006/277 Esas, 2006/365 sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 17/11/2009 tarihli ve 2007/2399 Esas, 2009/13222 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafiinin talebi üzerine onama kararına karşı ileri sürülen karar düzeltme taleplerinin yerinde bulunmadığından itiraz yoluna gidilmediğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/01/2010 tarihli ve 2006/207693 sayılı yazısını takiben infaz aşamasında, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14/07/2011 tarihli ve 2006/277 Esas, 2006/365 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2011 tarihli ve 2011/768 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebine konu hususların daha önce yapılan yargılama aşamasında ve temyiz dilekçesiyle ileri sürülmesini müteakip Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sırasında değerlendirilmiş bulunduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de;
Adı geçen sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında yurt içinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin suçun, kültür ve tabiat varlığı olarak kabul edilen taşınır eşyanın yurt dışına çıkarılması ile tamamlanmış olacağı anlaşılmakla, sanık …’nın eski nişanlısı Burlakova Vaselina Anatoliyevna’nın suça konu eşyayı nişanlısının Hatay ili … ilçesinde bulunan babasının evinden alıp 29/12/1998 tarihinde kendisinin Kıbrıs’a götürdüğü ve daha sonra nişanlısına teslim ettiği şeklindeki 23/02/2011 tarihli beyanı ve adı geçenin bu tarihte Kıbrıs’a giriş yaptığına ilişkin K.K.T.C. Hukuk Dairesi’nin 13/04/2011 tarihli ve 640 sayılı yazısı karşısında, söz konusu durumun yeni bir delil niteliğinde olup sabit olması halinde adı geçen sanığın beraatine karar verilebileceği, bu haliyle ortaya çıkan yeni delillerin sanık lehine yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabule değer olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 26/03/2012 gün ve 2012/4852/17855 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/04/2012 gün ve 2012/100073 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay tarihi itibariyle ikamet ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kolluk kuvvetlerince yürütülen tahkikat sonucunda, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olan Kuran-ı Kerim’e ait dört sayfa ele geçirildiği, suça konu Kuran-ı Kerim’in ise, sanığın yine anılan ülkenin kolluk kuvvetlerine verdiği 02/02/2000 tarihli ifadeye dayanılarak,
Hatay ili … ilçesinde ikamet eden babası Abdulkerim Bayrakçı’ya ait evde bulunduğu, sözü edilen ifadede sanığın, 1999 yılının Eylül ayında, eşi olan Burlakova Vaselina Anatoliyevna ile birlikte Kıbrıs’a geldiğini, gelirken de Hatay ili … ilçesindeki evlerinde bulunan Kuran-ı Kerim’in sayfalarını satmak amacıyla kopartarak Kıbrıs’a getirdiğini beyan ettiği, anılan ifadeyi kovuşturma aşamasında kabul etmeyen sanığın, mahkemede müdafii huzurunda yaptığı savunmada ise, 1998 yılının kış aylarında, eşi olan Burlakova Vaselina Anatoliyevna ile birlikte Hatay ili … ilçesine geldiğini, sehpa üzerinde dağınık vaziyette duran Kuran-ı Kerim sayfalarının zarar görmemesi için eşi tarafından alındığını ve farkında olunmadan Kıbrıs’a getirildiğini beyan ettiği, sanık müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine yürütülen soruşturmada, gerek sanığın, gerekse eşinin Türkiye’ye ve Kıbrıs’a giriş çıkış tarihlerinin celp edildiği, söz konusu kayıtların incelenmesi sonucu sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine, sanık ile eşinin Kıbrıs’a birlikte giriş yaptıklarına ya da Kıbrıs’tan birlikte çıktıklarına dair bir veriye ulaşılamadığı gibi, sanığın kovuşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği ifadeyi doğrulayacak bir bilgi de elde edilemediği, diğer yandan, suça konu Kuran-ı Kerim sayfalarını sanığın eşinin Kıbrıs’a getirdiği iddiasının, ortaya yeni atılmış bir iddia olmayıp, kovuşturma aşamasında sanık tarafından öne sürüldüğü ve temyiz incelemesi sırasında anılan savunma da dahil olmak üzere tüm dosya kapsamının değerlendirildiği, sanığın eski eşi Burlakova Vaselina Anatoliyevna’nın dosya içerisinde mevcut 23/02/2011 tarihli beyanının da, sanığın aşamalardaki tutarsız ve çelişkili ifadeleri karşısında itibar edilebilecek yeni bir delil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmediğinden,
Adalet Bakanlığı’nın, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2011 tarih ve 2011/768 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27/12/2012 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.