YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7252
KARAR NO : 2012/28789
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK’ nın 85/2, 62, 50/4, 52/4, 53/6. maddeleri
gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafii ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde ambulans şoförü olan ölenin sevk ve idaresindeki ambulans ile seyrini sürdürürken olay yerine geldiğinde kendisiyle aynı yöne seyreden otomobili geçmek için yolun sol şeridine geçtiği sırada karşı yönden gelen kamyon ile kafa kafaya çarpıştıkları olayda ambulans tarafından sollandığını gören ve hızını azaltmadığı için tali kusurlu olduğu kabul edilen otomobil sürücüsünün sanık … olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de; olayın hemen sonrasında otomobilin model, plaka, renk vs özelliklerinin ve sürücüsünün kimliğine dair tespitin yapılmadığı, olaydan sonra ilk defa kazaya karışan kamyon sürücüsü hakkında açılan Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/52 Esas Nolu dosyasına sunulan ölenin eşi olan katılan tarafından 19.04.2008 tarihli dilekçe ile otomobil sürcüsünün sanık olduğunun iddia edildiği, bu tarihten sonra beyanları alınan tanıklar Hasan ve Hamidi Karadağ’ın 16.05.2007 tarihli duruşmada “ambulansın sollamaya çalıştığı otomobilin kazanın hemen sonrasında olay yerine geldiğini ve otomobilden inen şahsın ambulans kamyonu mahvetti dediğini duyduklarını, ancak otoyu bu şahsın kullanıp kullanmadığını bilmediklerini” beyan ettikleri, olayın hemen sonrasında aynı gece alınan beyanlarında ise kazadan sonra olay yerine söz konusu otomobilin ve bir şahsın geldiğinden bahsetmemiş olmaları ve Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesince 13.11.2007 tarihinde kamyon sürücüsünün kusuru olmadığından beraatine, otomobil sürücüsü hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilip, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 29.07.2008 tarihinde sanığa ait fotoğraflar tanıklara gösterilmek suretiyle teşhis yaptırılarak otomobil sürücünün sanık … Doğan olduğu iddiasıyla sanık hakkında 05.08.2008 tarihinde iddianame düzenlenerek dava açılmış ve yapılan yargılamada, beyanına itibar edilen bu tanıkların ilk beyanları ve aşamalardaki beyanları arasında çelişki olduğu ve olaydan sonra kaza yerine gelen şahsın otomobili kullanıp kullanmadığını bilmediklerini ifade ettikleri gibi sanığın telefonunun iletişiminin tespitinde de kazanın olduğu saatte sanığın telefonun olay yerinde sinyal vermediğinin tespit edilmesine ve yukarıdaki belirlemelere rağmen sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.