Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/26629 E. 2012/22780 K. 02.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26629
KARAR NO : 2012/22780
KARAR TARİHİ : 02.11.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 11.05.2012

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheliler Arnoldus Chrıstıaan Vlok ve Juanita De Wet haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.04.2012 tarihli ve 2012/10744 soruşturma, 2012/4926 esas, 2012/323 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesine uygun bulunmadığından bahisle iadesine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2012 tarihli ve 2012/136 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2012 tarihli ve 2012/659 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince, şüphelilerin kolluk tarafından savunmaları alınırken bulundurulan tercümanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 202/3. maddesi gereğince hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde İddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla İlgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, kaldı ki şüphelilerin kovuşturma aşamasında savunmalarının tespitinin mümkün olduğu nazara alındığında, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu anlaşıldığından, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 28/06/2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-38-5174-2012/11121/39415 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2012 gün ve 186581 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden,
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2012 tarihli ve 2012/659 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.