Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2012/10421 E. 2012/27341 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10421
KARAR NO : 2012/27341
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıklar mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü;
Suç tutanak tarihi itibariyle gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanıkların gerek tanık olarak gerek sanık olarak alınan değişmeyen ifadelerinde, ormana eğrelti otu toplamaya gittiklerinde suça konu emvali kesilip hazırlanmış halde bulup eve getirdiklerini beyan etmelerine, keşifte dinlenilen zabıt mümzii … Kahvecioğlu’nun tesbitten önce bu bölgede zaten kaçak ağaç kesimi yapıldığına dair genel bir ihbar aldıklarını, ancak herhangi bir isim bildirilmediğini, yerin iki köyün ortasındaki bir alanda yer alıp bu köy halklarınca aktif koruması, kollamasında bir ormanlık alan olmadığını, dolayısıyla burada kaçak kesim olduğunu, herkesin gelip kesebileceğini, sanıkları ağaç keserken bizzat görmediklerini beyan etmesine, tüm dosya kapsamında suça konu emvalin sanıklar tarafından kesildiğine dair bir delil bulunmamasına göre sanıkların eylemlerinin 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesi kapsamında kalıp hükümden sonra, 14.4.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 11. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanununun 91. maddesinin 5. fıkrasında yapılan değişikliğin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi de dikkate alınarak sanıklar lehine uygulanması gerekliliği,
2) Kabul ve uygulamaya göre de; suç tarihi itibariyle lehe hükmün, önceki ve sonraki kanun hükümlerinin bir bütün halinde somut olaya uygulanarak tesbiti gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.