Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/16959 E. 2012/24501 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16959
KARAR NO : 2012/24501
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1) Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1- 2. cümlesi uyarınca mahkumiyet
2) Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1- 2. cümlesi uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık … müdafii ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/12/2005 tarih ve 2005/492-486 esas karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğunun ve hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup;
Sanıkların suç tarihinde hakkında beraat kararı verilen … ile birlikte suça konu kazının yapıldığı ev ve bahçenin sahibi … ile görüşerek evi kiralamak istediklerini, amaçlarının inşaat malzemesi koymak olduğunu söyledikleri, …’nın bu teklifi kabul ettiği, suç tarihinde izinsiz kazı yapıldığının ihbarı üzerine dava konusu yere intikal eden emniyet güçlerinin bahçe içerisinde, üzeri branda ile örtülü kısımda sanıkların kazma ve kürek ile kazı yaptıklarını, davaya konu yerde 2 metre derinlikte, 1 metre genişlikte, yine 1.5 metre derilikte, 1 metre genişlikte olmak üzere iki adet kazı çukuru bulunduğunu, kazı çukurunun hemen yanında 1 adet mermer sütun kaidesi, 1 adet mermer sütun, 1 adet dörtgen blok taş ve 1 adet mermer yarım sütün parçasının ele geçirildiğini tespit ettikleri, ev sahibi … tarafından bu eserlerin küçüklüğünden beri bahçede bulunduğunun ifade edildiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan fen bilirkişisi tarafından dava konusu taşınmazın İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 09/09/1998 tarih ve 8002 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanı sınırları dışında kaldığının rapor edildiği, sanık …’ın savunmasında yaşlı ve kimsesiz bir kadın için evi kiraladıklarını bu amaçla evde tamirat ve tadilat yapmak, tuvalet inşa etmek için fosseptik çukuru kazdıklarını beyan ettiği, sanık …’in kendisinin inşaat işi ile uğraştığını, sanık …’ın isteği üzerine birlikte çukur kazdıklarını define aramadıklarını ifade ettiği, sanıkların ev sahibi ile suça konu yeri kiralama hususunda birlikte görüşmeleri, tanık olarak beyanı alınan ev sahibinin sanıkların inşaat malzemesi koymak için dava konusu yeri kiralamak istediklerini söylediklerine dair anlatımları, sanıkların ise bu beyanla çelişir şekilde kimsesiz ve yaşlı bir bayanın oturması için evi kiralamak istediklerini
savunmaları dikkate alındığında, sanıkların amaçlarının gözle görülebilir şekilde içerisinde taşınır kültür varlıkları mevcut olan bahçede izinsiz kazı yapmak olduğunun sübuta erdiği kabul edilmekle, mahkemece gerekçeli kararda sanıklar haklarında belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine göre bireyselleştirilmesine dayanak gösterilen sebeplerin izah edildiği anlaşılmış olup, tebliğnamede sanık … hakkında temyiz denetimine imkan tanıyacak şekilde gerekçesi gösterilmeksizin teşdiden ceza tertip edildiğinden bahisle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işlemediklerine, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz bulunduğuna ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık … hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, bu ölçülere uymayacak şekilde asgari haddin çok üzerinde temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2) Sanık … Sunar hakkında hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin “şartları oluşmadığından” sanık hakkında uygulanmamasına karar verilerek denetime olanak verecek, somut ve yasal gerekçeler gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.