Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2008/5992 E. 2010/2067 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/5992
KARAR NO : 2010/2067
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın beraatine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1) Sanık hakkında, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1859 E.Sayılı dava dosyasında, Maliye Hazinesi tarafından davalı sanık aleyhine açılan tapu iptali davasının 24.9.2005 tarihinde yapılan keşfi sonucu 248 ada 4 parsel nolu taşınmazın A işaretli kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığının tesbit edilip üzerinde ev bulunması nedeniyle 6.4.2006 tarihli müzekkere ile mahkemece suç duyurusunda bulunulması üzerine kamu davası açılmış bulunmasına;
Orman İşletme Müdürlüğünün 11.5.2006 tarihli yazısı ve eki inceleme raporunda 248 ada 4 nolu parselin orman sayılmayan yerde kaldığının bildirilmesine;
Dosyaya celbedilen kadastro tutanağından, dava konusu parselin kargir ev ve arsa vasfıyla satış senedine dayanılarak sanık adına tesbitinin yapılıp 11.7.1994 tarihinde dava açılmayarak kesinleştiğinin anlaşılmasına;
Asliye Hukuk Mahkemesinin keşfi sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişinin raporunda, 1951 tarihinde yapılan orman tahdidine ilişkin orman sınır noktalarının aradan geçen zaman içinde kaybolup bilirkişi tarafından gösterilen tahdit noktalarının esas alınarak yapılan tesbitlerde orman sınır noktasına ilişkin defterde yazılı mesafelerle haritalardaki mesafeler ile bazı açı ve mesafelerde farklılıklar olduğunun aplikasyonda bu açı ve mesafelere uyulmadığının tesbit edilmiş olmasına göre;
248 ada 4 nolu parsele ilişkin tapulama tutanağı aslı ve ekleri ile orman kadastrosuna ait harita, pafta, tutanaklar ve kroki ile 2/B çalışmalarına ait belgeler getirtilip konusunda uzman orman mühendisleri ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisi ile oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla mahallinde keşif yapılarak orman tahdit haritasının, tahdidin yapıldığı tarihteki yöntem ve aletlerle uygulanıp suça konu yerin orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının; tapu kaydının bu yere ait olup olmadığının kesin bir şekilde tesbitiyle dosyaya celbedilen belgeler arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra, tapu kaydının bu yere ait olduğunun tesbiti halinde hukuki geçerliliğini koruyup korumadığının araştırılıp sanığın kastı da değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve tesbiti gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2) Dosyaya celbedilen belgelerin çelişkili olması karşısında derhal beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden sanığın duruşmaya çağrılarak savunması alınmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.