YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/590
KARAR NO : 2023/8959
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafileri ve sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık … müdafilerinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık …’ın 11.07.2023 ve 06.09.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği görülmekle sanık … yönünden inceleme yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/226 Esas, 2021/125 Karar sayılı kararı ile sanık …’ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/882 Esas, 2021/773 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş delil bulunmadığına,
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine,
5. İstihbari bilgilerin ne şekilde ve kim tarafından oluşturulduğunun belli olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın bilerek ve isteyerek suça konu esrar ihtiva eden uyuşturucu maddeyi naklettiği sabit görülmekle, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … yönünden;
Sanık … müdafilerinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 11.07.2023 ve 06.09.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmamıştır.
B. Sanık … yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” yerine, “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” ibaresinin yazılmasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı olduğundan hukuka aykırı görülmüştür.
2. Sanığın tekerrüre esas alınan Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/285 Esas ve 2018/469 Karar sayılı ilamı Uyap üzerinden incelendiğinde; sanık hakkında Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/203 Esas ve 2013/649 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edildiği ve kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31.01.2018 tarihli ve 2017/5007 Esas ve 2018/677 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 nci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 326 cı maddesinin son cümlesi uyarınca bozmadan önce sanık hakkında verilen cezanın daha az olması nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğu dikkate alınarak sonuç olarak sanığın 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin söz konusu ilamı dikkate alınmak suretiyle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmişse de ilk hükümde tekerrür uygulanmadığının, ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sonrası kararda ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanma koşulları oluşmadığından ve sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilamın bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken ikinci kez mükerrirliğine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … yönünden;
Sanık … müdafilerinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 11.07.2023 ve 06.09.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/882 Esas, 2021/773 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” ibaresinin çıkartılması ve yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine “Sanığın Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/285 Esas, 2018/469 Karar sayılı ilamı nedeniyle mükerrir olduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.