Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/11417 E. 2023/8598 K. 11.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11417
KARAR NO : 2023/8598
KARAR TARİHİ : 11.10.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarih, 2022/1156 Esas ve 2022/1156 Karar sayılı kararının 26.04.2022 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on beş
günlük yasal süresinde temyiz edilmeyen karara yönelik sanığın 12.05.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ve gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının da dosyada yer almadığı anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarih 2022/6-599 Esas ve 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/529 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/1156 Esas, 2022/984 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz talebinin süresinde olmaması nedeniyle temyiz isteminin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün usulsüz olduğuna, 2. Ele geçen maddenin kullanım sınırları içerisinde olduğunu ve maddeyi kullanım amaçlı bulundurduğuna, 3. Ele geçen maddenin içerisindeki eroin miktarının çok az olduğuna ve saflık oranının tespit ettirilmediğine, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … evinde ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu kimseye uyuşturucu madde satmadığını, ele geçen hassas terazinin kendisine ait olduğunu, evinde ele geçen uyuşturucu maddeden sanık Tolga’nın herhangi bir haberinin olmadığı şeklinde savunmada bulunup üzerine atılı suçlamayı kabul etmese de; sanık …’ın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerinin, boş şeffaf poşetlerin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu kabul etmesi, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırı üzerinde olması, uyuşturucu maddelerin çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde, aynı miktarda konularak satışa hazır halde olması, sanığın evinde ayrıca hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, hassas terazi üzerinde uyuşturucu madde kalıntıları bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçu işlemediği yönündeki savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin fıkrada “kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek” ibaresine yer verilmiş olması hususu eleştirilip, hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığa gerekçeli istinaf kararının bizzat tebliğ edilmemiş olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/1156 Esas, 2022/984 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.