Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/26105 E. 2023/5609 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/26105
KARAR NO : 2023/5609
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2031 E., 2018/636 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonunda beraatine dair ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik olarak mağdure vekilinin istinaf talebinin aynı mahkemece 10.05.2017 tarih ve 2017/35 Esas, 2017/131 Karar sayılı ek kararı ile reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Katılan … vekili yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 2017/35 Esas, 2017/131 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2017 tarihli ve 2017/35 Esas, 2017/131 Karar sayılı Ek Kararı ile katılan … ve mağdure vekilinin istinaf taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 276 ncı maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, 07.05.2018 tarihli ve 2017/2031 Esas, 2018/636 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2021 tarihli 14-2018/63943 sayılı temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği
Eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğine, dava konusu olay nedeniyle mağdure ile babası olan katılanın uğramış oldukları zararın yadsınamaz gerçek olup bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yasal ve hukuki dayanağı olmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı, dosya içerisinde bulunan deliller ile sanık savunmaları, tanık anlatımları, şikâyetçi katılan … mağdure beyanları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar sanık … sanık müdafi tarafından sunulan fotoğraflar hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda, her ne kadar sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanık savunmalarında üzerine atılı bulunan suç işlemediğini, kesinlikle öğrencisi olan mağdureye ek ders verirken cinsel amaçlı olarak dokunmadığını, mağdurenin öğrencisi olduğunu, olay tarihinde mağdurenin talebi üzerine mağdureye ek ders verdiğini, ek ders verirken şaka amaçlı olarak zaman zaman mağdurenin saçına veya omuzuna dokunduğunu, bunun dışında kesinlikle cinsel amaçlı olarak mağdureye dokunmadığını, yine cinsel bölgerine kesinlikle dokunmadığını, mağdurenin niçin kendisine iftira attığını bilemediğini, suçsuz olduğunu savunduğu, sanığın bu savunmalarının aksinin tam olarak kanıtlanamadığı, sanığın mağdureye yönelik olarak suç tarihinde iddianamede belirtilen şekilde cinsel amaçlı olarak şikayetçinin ensesine dokunduğu, yine elini şikâyetçinin üst elbisesinin içerisine soktuğu, bacaklarını okşadığı, cinsel bölgesine dokunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, bu konuda somut bir delilin olmadığı, mağdurenin soyut beyanı dışında somut bir delilin olmadığı, mağdurenin soyut beyanının somut bir delille desteklenmediği, suç tarihinde mağdurenin talebi üzerine sanığın mağdureye ek ders verdiği, ek dersin (…) (…) isimli etüd merkezinin içerisinde sınıfta verildiği, ek dersin verildiği sınıfın içerisinde kamera sisteminin bulunduğu, bu kamera sistemi sayesinde elde edilen kayıtlara göre sanığın mağdurenin belirttiği şekilde sanığa yönelik bir cinsel saldırıda bulunduğunu gösterir bir görüntünün olmadığı, görüntüler incelendiğinde, sanığın mağdurenin beyanında belirttiği gibi elini mağdurenin elbisesinin içerisine soktuğu, yine bacaklarını okşadığı veya cinsel bölgesine dokunduğuna ilişkin bir görüntünün olmadığı, görüntüler incelendiğinde sanık ile mağdurenin bir sınıfın içerisinde birlikte ders yaptıkları, bu sırada zaman saman sanığın kolunu mağdurenin omzuna dayadığı, zaman zaman sanığın kafasından tuttuğu, şakalaşır bir vaziyette, masaya doğru iteklediği, veya saç ve kafasından tutarak kendisine doğru çektiği, bu şekilde çalıştıkları, bunun dışında cinsel amaçlı olarak dokunduğunu gösterir veya cinsel bölgelerine dokunduğunu gösterir bir görüntünün bulunmadığı, sanığın mağdureye yapmış olduğu dokunmaların da yani saç ve başından tutması, kendisine doğru çekmesi veya masaya doğru itmesi hususlarının cinsel amaçlı olarak yapıldığına ilişkin delilin olmadığı, sanığın mağdure ile şakalaşma amacı ile bunları yapmış olabileceği, görüntülerde mağdurenin bundan rahatsızlık duyduğunu gösterir bir durumun da gözükmediği, mağdurenin de gülümsediği, genel görüntü itibari ile hal ve vaziyetinden memnun gözüktüğü, yine dosya içerisinde bulunan fotoğraflar dikkate alındığında sanığın mağdure de dahil bir çok kız öğrencisi ile fotoğraf çektirdiği, sanığın öğrencilerine yakın ilgi gösterdiği, öğrencilerin de sanıktan çekinmedikleri, sanığa sürekli olarak yaklaştıkları, sanığa sarılarak fotoğfraf çektirdikleri öğretmen öğrenci ilişkisi dışında birer arkadaş gibi davrandıkları, mağdurenin de olay öncesinde benzer fotoğraflarının bulundukları, sanıkla samimi arkadaş modunda çekilmiş fotoğraflarının olduğu, ilk bakışta bu fotoğraflardandan öğretmen öğrenci ilişkisi dışında normal arkadaş ilişkisinin gözüktüğü, suça konu olay bu bakımdan değerlendirildiğinde olay tarihindeki görüntülerde de benzer durumun söz konusu olduğu, sanığın cinsel amaçlı olarak dokunduğunun kanıtlanamadığı, kaldı ki tanık beyanları, sanık … mağdure beyanları da dikkate alındığında etüd merkezinde bir çok sınıfın olduğu, olay an ve saatinde başka boş sınıfların da bulunduğu, buna rağmen sanığın uzun bir süredir çalıştığı etüd merkezinde yanlızca bir sınıfta kamera sisteminin kurulu olduğu ve sanığın da bunu bildiği bir ortamda sanığın cinsel saldırıda bulunma isteğinin ve amacının olması halinde rahatlıkla kamera sisteminin kurulu olmadığı, başka sınıflardan birisinde mağdureye ders verebileceği ve burada kimsenin görmediği bir ortamda rahatlıkla cinsel saldırıda bulunma imkanına sahipken sanığın mağdureye başka boş sınıflar olmasına rağmen kamera sisteminin kurulu olduğu, sınıfta ders vermesi durumu da dikkate alındığında sanığın cinsel saldırı amacı ile hareket etmediğini, bu amaçla mağdureye dokunmamış olabileceği, mağdureye şakalaşmak amacı ile elini omzuna veya baş kısmına atmış olabileceği, tüm bu hususlar dikkate alındığında sanığın mağdureye cinsel amaçlı olarak dokunduğu hususunda her türlü şüpheden kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında bir an için sanığın mağdureye cinsel amaçlı olarak dokunduğu, kabul edilse dahi bu durumda da mağdurenin suç tarihinde on beş yaşından büyük on sekiz yaş içerisinde olduğu, bu durumda mağdurenin rızası hilafına yani sanığın cebir, şiddet, tehdit veya hile yolu ile mağdureye dokunduğuna ilişkin bir delilin de olmadığı, cinsel amaçlı olarak dokunmanın kabul edilmesi halinde dahi dosya kapsamı dikkate alındığında mağdurenin rızası ile dokunulmuş olabileceği, mağdurenin rıza gösterebilecek bir yaşta olduğu, sanığın cebir, şiddet uygulayarak veya mağdureyi kandırarak dokunduğuna ilişkin bir delilin olmadığı, kamera kaydındaki görüntüler dikkate alındığında sanığın mağdurenin başına dokunması veya omzuna eline koymasından mağdurenin rahatsız olduğunu gösterir bir durumun söz konusu olmadığı, mağdurenin çok rahat bir şekilde öğretmeni olan sanığın yanında oturduğu, herhangi bir tedirginliğini gösterir bir davranışının da gözükmediği, dersin bitiminde birlikte sınıftan gülerek ve mutlu bir şekilde iki tarafında çıktıklarının gözüktüğü, sanığın tedirginliğini gösterir, korktuğunu gösterir veya öğretmeninden rahatsız olduğunu gösterir bir davranışının da kamera görüntülerinden anlaşılamadığı, tamamen mağdurenin rızası dahilinde sanığın mağdureye yaklaştığı ve saçından tuttuğu, elini başına koyduğu, elini omzuna koyduğu hususunun gözüktüğü, yine mağdurenin kendi beyanı ve tanık beyanına göre olay sırasında içeri temizlik görevlisi ….’nin girdiği, mağdurenin sanık öğretmeninin davranışlarından rahatsız olması halinde rahatlıkla temizlik görevlisinden yardım isteyebileceği veya doğrudan isteyemese dahi vücut hareketleri yardımı ile mimikleri ile dahi yardım isteyebilecek imkana sahipken böyle bir talebinin olmadığı, tanık beyanına göre de birlikte rahat bir şekilde ders yaptıkları, yine ek dersin birinci saatinden sonra teras katında mağdurenin tanık …. ve diğer öğretmenlerle bir müddet vakit geçirdiği ve daha sonra tekrardan ikinci ek derse girdiği, bu sırada yine tanık … ve diğer kişilerden rahatlıkla yardım isteyebileceği veya sanığın haraketlerinden rahatsız olması halinde bunu direk söyleyemese dahi hareketleri ile hissettirme imkanına sahipken bunu da yapmadığı, yine sanığın ilk derste kendisine cinsel saldırıda bulunması halinde rahatlıkla ikinci derse girmeyip evine gitme imkanına sahipken gitmeyip sanığı beklemesi ve tekrardan ikinci derse girmesi tüm bu hususlar dikkate alındığında sanığın cinsel amaçlı olarak dokunduğu kabul edilse dahi bunun şikâyetçinin rızası dışında olmayacağı, sanığın cebir, şiddet tehdit veya hile yolu ile mağdura yaklaşmadığı, şikâyetçinin rızası ile bu hareketlerin olabileceği, sonuç itibari ile sanığın üzerine atılı müsnet suçu işlediği hususunun sabit olmadığı, şüpheden sanık yararların evrensel hukuk ilkesi de dikkate alındığında sanığın üzerine atılı müsnet suçtan beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
A. Mağdure Vekilinin İstinaf Başvurusu Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince mağdure vekilinin istinaf isteminin reddine dair İlk Derece Mahkemesince verilen Ek Kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiş olup mağdure vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

B. Katılan … Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin İstinaf Başvuruları Yönünden
Şikâyetçi …’in 16.03.2017 tarihli celsede sanıktan şikâyetçi olduğu ve davaya katılmak istediğini beyan ettiği ve hüküm tarihi itibarıyla velayet hakkının devam ettiği gerekçesiyle şikâyetçinin ve vekilinin katılan … katılan vekili olarak davaya kabullerine karar verip, istinaf isteminin reddine dair ilk derece mahkemesinin Ek Kararının kaldırılmasına karar verdikten sonra yaptığı inceleme ile ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik olmadığı kabul edilerek katılan … vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonucunda beraatine dair ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik mağdure vekilinin istinaf talebinin aynı mahkemece 10.05.2017 tarih ve 2017/35 Esas, 2017/131 Karar sayılı ek kararı ile reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 276 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, 07.05.2018 tarihli ve 2017/2031 Esas, 2018/636 Karar sayılı kararında katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.