Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/8464 E. 2023/5699 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8464
KARAR NO : 2023/5699
KARAR TARİHİ : 28.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/71 E., 2015/68 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından açılan davalarla ilgili dava zamanaşımı süresi içerisinde mahkemece karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/71 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, katılan mağdurun samimi ve tutarlı beyanları dikkate alınmadığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”Sanık savunması, katılanların beyanları, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerledirildiğinde; mağdur-katılanın, SSÇ’nin yaklaşık üç-dört yıl önce suça sürüklenen çocuğun kendisini kucaklayarak evlerinin bahçesindeki tuvalete götürdüğünü,burada kafasını tuvaletin duvarına vurarak, kendisini “ağzını açmazsan seni öldürürüm” diyerek tehdit ettiğini, zorla cinsel organını kendisine öptürdüğünü, daha sonra cinsel organını zorla ağzına soktuğunu, suça sürüklenen çocuğun olay sırasında cinsel organını arkasına sokup-sokmadığını hatırlamadığını, olay sırasında suça sürüklenen çocuğun kendisinin kafasına ve göğsüne yumruk attığını, ayrıca suça sürüklenen çocuğun kendisini “olanları annene söyleme, baban cezaevinde, biz kalabalığız, sizi de öldürürüz” diyerek tehdit ettiğini, bu olayı aklının ermemesi nedeniyle annesine anlatmadığını, ancak 06/11/2013 günü annesi ile birlikte izlediği dizide bir tecavüz sahnesi gördüğünü, aklına bu olayın geldiğini ve ağlamaya başladığını, annesinin neden ağladığını sorması üzerine olanları annesine anlattığı, mağdur hakkında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Baştabipliği’nden alınan 07/11/2013 tarihli 9769 sayılı raporunda ” şahsın yapılan fizik muyanesinde anüs tarafında ödem, ekimoz, hiperemi saptanmadığı” tespit edildiği, … … Üniversitesi Adli Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 23.10.2014 tarih ve 2014/1431 sayılı raporunda” katılan çocuk …’nın 2010 yılı yaz aylarında maruz kaldığı iddia olunan eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı” tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, katılan çocuk …’nın 08.11.2013 tarihli ifadesinde; “SSÇ …’ün cinsel organını arkama sokup sokmadığını hatırlamıyorum, o sırada canımın yanıp yanmadığını da hatırlamıyorum, bu olay tuveletin dışında gerçekleşti ” şeklinde beyanda bulunduğu, yine katılan çocuk …’nın mahkememizin 04.09.2014 tarihli 1. celsesinde alınan beyanında da “… beni tuvalete çekti, bana birşey söylemdene donumu aşağıya indirdi, ben o sırada bağırmaya başladım, benim kafamı duvara vurdu, daha sonra kendi donunu indirdi, bana s….i emdirdi, daha sonra da arkama soktu, acı hissettim ..” şeklinde beyanda bulunduğu, katılan çocuğun beyanları arasında tutarsızlık bulunduğu, katılan çocuğun yönlendirildiği yönünde mahkamemizce kanaat oluştuğu,ayrıca katılan çocuk hakkında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Baştabipliği’nden alınan 07/11/2013 tarihli 9769 sayılı raporu ile ” şahsın yapılan fizik muyanesinde anüs tarafında ödem, ekimoz, hiperemi saptanmadığı” tespit edildiği, … … Üniversitesi Adli Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 23.10.2014 tarih ve 2014/1431 sayılı raporu ile ” katılan çocuk …’nın 2010 yılı yaz aylarında maruz kaldığı iddia olunan eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı” tespit edildiğinin bildirildiği, ayrıca katılan çocuğun cinsel istismara uğradığını iddia ettiği olayın üzerinden 3 yıl geçtikten sonra televizyon izlemesi sırasında annesine anlattığı, cinsel istismara uğradığını iddia eden çocuğun olayın üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra olayı anlatmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve SSÇ ile katılan çocuk arasında meydana gelen cinsel eylemin katılan çocuğun çelişkili beyanları dışında SSÇ’nin suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediği anlaşıldığından, SSÇ’nin müsnet suçtan CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”2010 yılı yaz ayları” yerine ”07.06.2013-03.02.2014” olarak ve suç adının ”beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı” yerine ”çocuğun basit cinsel istismarı” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Mahkemece 12.06.2014 tarihli celsede mağdurun davaya katılan, vekilinin ise katılan mağdur vekili olarak davaya kabulüne karar verilmesi karşısında, bu hususta karar verilmesi yönündeki Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/71 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.