Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/5558 E. 2023/22830 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5558
KARAR NO : 2023/22830
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/231 E., 2017/129 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde, Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı, 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın SEGBİS aracılığıyla yüzünde kurulan hükümde, adı geçenin ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması sebebiyle temyiz dilekçesinin cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve ceza infaz kurumunda bulunan sanığa kararın tebliği sırasında, 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, bu usule uyulmadan yapılan işlemin usulsüz olduğu, bu nedenle temyiz istemi niteliğinde bulunan 26.10.2022 tarihli başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu kabul edilmekle ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca sebeplerin bulunmadığı belirlenerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 16.03.2012 tarihli ve 2010/440 Esas, 2012/229 Karar sayılı kararıyla sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ilk fıkrası, 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 Tl adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin ilk ve üçüncü fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın yokluğunda verildiğine, son savunmasının alınmadığına, adil yargılama hakkının ihlal edildiğine ve başvurusunun temyiz istemi olarak kabulü talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosyanın diğer sanığı olan E.K.’nin, karıştığı bir trafik kazasında kazanın mağduru olan şahsa saldırarak küfretmesi sebebiyle gelişen olaya polis memurlarının müdahale etmesi üzerine sanık ile diğer sanığın polis memurları olan katılanlara yönelik sarf ettikleri tehdit içerikli sözlerle mukavemette bulundukları, böylelikle sanığın üzerine atılı suçu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ilk ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun işlendiği kabul edilen 17.04.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.