YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9876
KARAR NO : 2012/28743
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 63, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ile …’ın, aynı suçtan yargılanan ve bir kısmı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen, biri hakkında da mahkumiyet hükmü tesis edilen toplam on dört kişi ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 25/09/2003 tarih ve 3398 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen tümülüste, sistemli ve koordineli bir çalışma sonucu 30 m uzunluğunda tünel açtıkları, sanıklar aşamalarda yaptıkları savunmalarda suçlamayı kabul etmeyerek kazı olayı ile bir ilgilerinin olmadığını söylemişlerse de, dosya kapsamında mevcut iletişimin tespiti kayıtlarına göre sanık …’un, kendisini tanımadığını söyleyen ve kendisinin de tanımadığını söylediği sanıklar …, …, …, …, …, … ve … ile olay tarihi öncesi ve sonrasında müteaddit defalar telefonla görüştüğü, sanıklar … ve …, bal alım satımı hususunda konuştuklarını savunmakla birlikte, sanık …’un adı geçen sanıklar ile de birçok kez görüşme yaptığı, yine sanık … tarafından 25 kez arandığı ve sanık …’u 4 kez aradığı tespit edilen sanık …’ın, kaçak kazı olayı içerisinde olduğunun, kazı yapan şahısları olay yerine getirip götürdüğünün, onlara yiyecek içecek tedarik edip kolluk kuvvetlerinin devriye faaliyetlerinden haberdar ettiğinin, olay yeri tespit tutanağı içeriğine göre kardeşi olan sanık … tarafından beyan edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıklar … ve …’ın, savunmalarının aksine, izinsiz kazı eylemine iştirak ettiklerinin kabulü gerektiği, mahkemece dosya içerisinde mevcut tüm beyan, bilgi, belge ve özellikle de iletişimin tespiti kayıtları ayrıntılı şekilde değerlendirilerek, sanıkların atılı suçu işledikleri sonucuna götüren delillerin yeterli ölçüde açıklanmış olduğu,
Diğer yandan, hüküm fıkrasında sanık …’ın sabıkalı oluşu, yargılama sürecindeki inkarcı savunması gerekçe gösterilerek sanık hakkında asgari haddin üzerinde temel ceza tayin edilmiş ise de, gerekçeli kararda 5237 sayılı TCK’nın 61/1 maddesine uygun olarak, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun önem ve değeri kriterlerinin de dikkate alındığının belirtildiği, ayrıca gerçekleştirilen kazı eylemi nedeniyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan tümülüsün, kurtarma kazısını zorunlu kılacak şekilde zarar gördüğü, bu nedenle sanık … hakkında teşdiden ceza tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’nin, ortada ceza verilmesini gerektirecek bir tarihi eser bulunmadığına; sanık … müdafinin, sanığın olay ile bir ilgisinin olmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanıkların anılan haklardan, cezanın infaz edilememesi halinde ceza zamanaşımı doluncaya kadar yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık … ile sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık … ile ilgili on beşinci bendinde ve sanık … ile ilgili on altıncı bendinde yer alan beşinci paragrafların, “5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde ayrı ayrı düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.