Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/27102 E. 2012/25194 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27102
KARAR NO : 2012/25194
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında,765 sayılı TCK’nın 455/2-son, 59, 40, 2918 sayılı Kanunun 119 maddelerigereğince mahkumiyet.

Dairemizce verilen 16.11.2011 gün ve 2011/2861 esas, 2011/4952 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık … hakkında, dosya içerisindeki raporlar arasında çelişki olması, mahkemesince bu çelişki giderilmeden iş güvenliği uzmanı yer almadan düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunun karara dayanak alınması ve dosya kapsamına uygun düşmeyen ve hükmün diğer kısımdaki mahkemenin kanaatleriyle çelişen gerekçelerle sanık hakkında erteleme ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine onanmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca yeniden yapılan değerlendirmede;
Gereği düşünüldü:
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2-16.11.2011 gün ve 2011/2861-2011/4952 sayılı ONAMA kararının sanık … ile ilgili kısmının KALDIRILMASINA,
3-… Büyükşehir Belediyesi ile Yaklaşım İnşaat Organizasyon ve Ticaret Limited şirketi arasında, Konya-… yolu kesişimi şerit tamamlama inşaatı işinin yapımı için sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeden sonra Yaklaşım firmasınca işin 11.06.2001 tarihli sözleşme ile Geoteknik firmasına verildiği, Geoteknik firması ise malzemelerin nakli konusunda… adlı nakliye firmasıyla anlaştığı,
Olay günü, …-Konya yolu üzerinde,… firmasının işini yapan …’nın yönetimindeki … plaka nolu tıra yükleme yapılırken, …’ın yönetimindeki … plakalı kamyonet ile bu araca çarparak savrulması, savrulan araca ise dava dışı İlhami Karan yönetimindeki … plakalı aracın çarpması sonucu, … ile …’ın öldükleri ve Ömer Karapınar’ın 15 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, kusur durumunun tespitine ilişkin olarak mahallinde keşif yapılıp, Trafik Teknik Elemanı ve Mühendislerden oluşan heyetçe düzenlenen 22.10.2001 tarihli bilirkişi raporunda, Sanık …’nın 3/8, ölen …’ın ise 5/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş,Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24.12.2001 tarih ve 11374 nolu raporunda ise “Sanık …’nın 2/8,Müteveffa sürücü …’ın 3/8 ve olay mahallindeki şantiyeden sorumlu firma ve firma sorumlusunun kazanın oluşumunda 3/8 oranında kusurlu oldukları, aynı kurumun 24.03.2003 tarih ve 2059 sayılı Ek raporu ile “Ancak ilgili firmanın sözleşmesinin 10. Maddesi gereğince trafik emniyeti açısından güvenlik önlemlerinin alınmasının işverene (… İnşaat Organizasyon Ticaret Limited Şirketi)’ne ait olduğu görülmekle, kusur oranında bir değişiklik olmamakla birlikte 3/8 oranındaki yetersiz önlem kusurunun işverene ait olduğu” bildirilmesine rağmen, yargılama devam ederken, … 8.Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan ve sanıklar müdafilerince delil olmak üzere dosyaya ibraz edilen Trafik Hukuku uzmanı,Teknik Şef ve Makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetçe düzenlenen 04.09.2003 tarihli bilirkişi raporunda ise Sanık …’nın 3/8, ölen …’ın ise 5/8 oranında kusurlu olduğu,Yol İnşaatı yetkililerine ve … Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına izafe edilebilecek kusur olmadığının bildirildiği dikkate alındığında;
Dosya kapsamı, olayın oluş şekli, Yaklaşım firması ile Geoteknik firması arasındaki taşeron sözleşmesi de dikkate alınarak, mahkemesince içerisinde iş hukuku uzmanlarının da yer aldığı yeni bir heyetten, sanığın kusur durumu konusunda dosya içerisindeki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, yeniden rapor alınması gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmesi,
4-Dosya kapsamı itibariyle tali kusurlu olan sanığın, geçmişteki hali, dosyaya yansıyan kişiliğine göre hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerekirken “suçun işleniş biçimi,suçun işlenmesindeki özelliklere nazaran sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezadan ötürü 647 sayılı Kanunun 4. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.