YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/19578
KARAR NO : 2010/13771
KARAR TARİHİ : 22.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Uygulamaya göre sanık hakkında adam yaralama suçundan ceza hükmü tesis edilirken hükümolunan hapis cezasının doğru tayin, edildiği gözetilerek tebliğname de bu yöndeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Mağdurda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi konusunda … Devlet Hastanesi Baştabipliği tarafından düzenlenen 14.12.2007 ve 16.01.2008 tarihli raporlar arasında çelişki bulunması ve adli raporun sanık tarafından kabul edilmemiş olması karşısında devlet hastanesinden aldırılan adli rapor ile yetinilmeyip ilgili adli tıp kurumundan aldırılacak rapor sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan kurulan hükümde, sanığın silahını olay yerinde düşürdüğünü beyan ederek silahı teslim etmekten kaçınmasının yasal savunma sınırları kapsamında değerlendirilmesi; iftira eyleminden dolayı ise atılı suçu inkar etmesinin bir savunma şekli olduğu bu durumun pişmanlık göstermemek olarak düşünülmemesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanık hakkında adam yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uygulamasında aynı maddenin 1. fıkrasının a,b,d,e bentlerinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksunluğun hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar “c bendinde belirtilen hakkı kullanmaktan yoksunluğun ise koşullu salıverilme tarihi ile sınırlandırılması gerektiğinin kararda gösterilmemesi,
4- Sanığın yaralama eylemi sonucu kemik kırığına neden olması sebebiyle cezada artırım yapılırken yasa maddesinin kararda gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.