YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10128
KARAR NO : 2023/4788
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/646 E., 2021/643 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(…) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/885 E., 2020/590 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 183 ada 37, 184 ada 1, 186 ada 1 ve 195 ada 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro sonucunda kardeşleri olan davalılar adına 1/2’şer paylı şekilde tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların mirasbırakanları …’ya ait olmakla birlikte kadastro tespitleri ve buna bağlı olarak yapılan tescil işlemleri sırasında bu hususun göz ardı edildiğini, taraflar arasında yapılan bir taksim bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, tarafların babalarının vefat ettiği 1989 yılından sonra veraset işlemleri esnasında ve Ankara’daki gayrimenkullere ilişkin mal varlığının rızai taksimat ile paylaşımı sırasında her iki kız kardeşlerine defaeten köydeki taşınmazlardan bir talepleri olup olmadığının sorulduğunu, hiçbir taleplerinin olmadığını ifade ettiklerini, 2009 yılında … Tapu Müdürlüğü’nden Aşağı Çamlıca Mahallesi’nde kadastro çalışmalarının başlayacağına ilişkin tebligatı aldıklarında davacılar … ve …’a tapu kayıtlarında sizin de isminiz yazılsın mı diye sorduklarını ancak her ikisinin de hayır dediklerini, bu nedenle kadastro tespitlerinde taşınmazların 1/2’şer paylı olarak davalılar adına tespit edildiğini, davacı kardeşlerinin çay bahçelerinden paylarına düşenleri hemen alabileceklerini, buna hiçbir itirazlarının bulunmadığını ancak evin çok eskimesi sebebiyle zorunlu olarak yapılan 70.000 TL masrafın dörde bölünüp kişi başı 17.500 TL ödemeleri halinde davacıların taleplerini kabul edeceklerini, eğer evin tadilat ve malzeme ücretini kabul etmezlerse davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Pazar (…) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2018/885 Esas, 2020/590 Karar sayılı kararıyla; davalıların davaya karşı kabul beyanında bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; şartlı kabul beyanının hüküm ve sonuç doğurmadığını, mahkemenin kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği şeklindeki gerekçesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/646 Esas, 2021/643 Karar sayılı kararıyla; davalılar … ve …’nun ön inceleme duruşmasından önce sundukları cevap dilekçeleri ile davaya yönelik kabul beyanında bulundukları ancak kabul beyanlarının kayıtsız ve şartsız olmadığı, davacılar tarafından 184 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatla ilgili olarak kendilerine ödeme yapılması halinde davayı kabul ettiklerini, aksi takdirde davayı reddettiklerini beyan ettikleri, davalıların kabul beyanı usulüne uygun olmadığından mahkemece davanın kabul beyanı nedeniyle kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, buna karşılık; gerek davalıların yargılama sırasındaki tevil yollu ikrar mahiyetindeki sözlü ve yazılı beyanları, gerekse de mahallinde icra edilen keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanları karşısında, taraflar arasında usulüne uygun şekilde yapılmış bir taksim veya mirasbırakanın kendisinin yapmış olduğu bir bağış işlemi bulunmadığı, davalılar tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde de aksi yönde bir beyanda bulunulmadığı ve mirasbırakandan kalan dava konusu taşınmazların taksim edildiğinin ileri sürülmediği, tüm bu nedenlerle sübut bulan davanın esastan kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … mirasçıları vekili ve diğer davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde yapılan istinaf incelemesinde hukuki nitelendirme ve hak düşürücü süre yönünden inceleme yapılmadığını ve yasaya aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, mahkeme kararında maddi olguların yanlış değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince hukuki nitelendirme ve hak düşürücü süreler yönünden değerlendirme yapılmadığını, maddi olguların yanlış değerlendirildiğini, zilyetliğin davalılar tarafından devam ettirildiği hususunun dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 inci maddeleri ile 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1’inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … ile davalı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 5.616,04 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.