YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13481
KARAR NO : 2023/8762
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün kaldırılması
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/342 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/493 Esas, 2022/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerin sanık …’in Eskibağlar Mah. Talatpaşa Sok. No:42/16 Tepebaşı/Eskişehir sayılı adres ve çevresinde uyuşturucu madde satışı yaptığına dair bilgiler edinmesi üzerine söz konusu adreste 10.04.2021 günü fiziki takibe başladığı,
Yapılan fiziki takipte saat 17:00 sıralarında sanık …’in ikametine gelerek apartman içerisine girdiği, saat 17.16’da 26 T 0281 plakalı ticari taksinin Talatpaşa Sok. No:42 sayılı yer karşısına gelerek park haline geçtiği, aracın sürücü koltuğunda sanık …’in, sağ ön yolcu kısmında tanık Fatih D’nun bulunduğu, sanık …’in araçtan inerek No:42 sayılı yerdeki apartmanın içerisine girdiği, saat 17:32’de apartmandan dışarıya çıktığı, 26 T 0281 plakalı araca binerek Yılmaz Büyükerşen Bulvarına doğru ilerlediği, kesintisiz fiziki takip sonucu aracın Shell Petrol İstasyonuna girdiğinde 17:35 sıralarında kontrol amaçlı yanına gidildiği, tanık Fatih D’ndan 1 adet şeffaf renkli poşet parçasına sarılı 0,86 gram beyaz renkli toz şeklinde uyuşturucu madde ele geçirildiği,
Ele geçen maddenin yapılan incelemesinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 10.04.2021 tarihli tartı ve ön raporda, söz konusu maddenin tanık Fatih’ten ele geçirildiği maddenin daralı ağırlığının 0,86 gram olduğu, maddenin toz halinde beyaz renkli uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddelerden olduğu, suça konu maddenin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci ve 191 inci maddelerinde belirtilen alınması, satılması, nakledilmesi ve kullanılması yasaklanan maddelerden uyuşturucu kokain maddesi olduğu görüşüne yer verildiği,
Adli Tıp Kurumu’nun 26.07.2021 tarihli raporunda, tutanağın (6.1.6 nolu) maddesinde kod-11 nolu 680 mg gelen madde miktarının analiz sonucunun net 82 mg metamfetamin maddesi olduğunun tespit edildiği,
Her ne kadar tanık Fatih mahkememizde alınan beyanında, sanık …’in taksisine binmeden önce tanımadığı birinden uyuşturucu maddeyi aldığını, huzurdaki sanık …’i de tanımadığını ve sanık …’ten uyuşturucu madde almadığını beyan etmiş ise de, tanık Fatih’in olayın hemen akabinde soruşturma aşamasında alınan beyanında, fiziki takip ile uyumlu olarak ticari taksi sürücüsü sanık …’i aradığı, uyuşturucu madde almak istediğini söylediği, sanık …’in de uyuşturucu madde bulabileceğini söyleyerek taksi ile kendisini alarak bir binanın önüne gittiklerini ve 700,00 TL parayı sanık …’e vererek, Samet’in bir daireye girip kendisine uyuşturucu madde alıp geldiği şeklindeki beyanlarına mahkememizce itibar edildiği,
Her ne kadar sanık …, diğer sanık …’i bir kaç kez gördüğünü ancak tanık Fatih’e uyuşturucu madde satmak amacıyla sanık … ile görüşmediğini, uyuşturucu kullanıcısı olup, uyuşturucu madde ticareti yapmadığını beyan etmiş ve her ne kadar sanık … mahkemede alınan beyanında, sanık …’i tanımadığını, olay günü tanık Fatih’i eve bırakmak için ve tamir işleri olması sebebi ile görüştüğünü ancak Fatih’in üzerinden çıkan uyuşturucu madde hakkında bilgisinin olmadığını ve sanık …’ten uyuşturucu madde alarak tanık Fatih’e vermediğini beyan etmiş ise de, sanık …’in dosya
arasında bulunan 10.04.2021 tarihli teşhis tutanağında, ‘fotoğrafını işaretleyerek’ teşhis etmiş olduğu şahıs, olayda ele geçen uyuşturucu maddeyi 1.100,00 TL karşılığında satın aldığım sanık …’tir şeklinde ki ifadeleri nazara alındığında, her iki sanığın da mahkemede alınan beyanlarının kendilerini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunmalarda bulundukları değerlendirilmiş olup sanık savunmalarına itibar edilmediği,
Yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, olay günü sanık …’in, sanık … ile irtibata geçerek, sanık …’in ikametine gittiği, sanık …’ten uyuşturucu madde alarak tanık Fatih’e uyuşturucu madde sattığı, tanık Fatih’in soruşturma aşamasında, sanık …’e 700,00 TL para vererek uyuşturucu madde aldığı, yine sanık …’in soruşturma aşamasında yaptırılan teşhiste, olayda ele geçirilen uyuşturucu maddeyi aldığı kişi olarak sanık …’i kesin olarak teşhis ettiği tutanak ile olaya ilişkin fiziki takip tutanağı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerilerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunun sübuta erdiği, olay -1 kapsamında tanık Fatih’ten ele geçen uyuşturucu maddenin Adli Tıp Kurumunca alınan raporda niteliğinin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunmayan metamfetamin maddesi olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmayarak, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar vermek gerektiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü (Kaldırılması Halinde)
Bölge Adliye Mahkemesince, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, Olay Muhafaza Altına Alma ve Yakalama Tutanağı, Uzmanlık Raporu, ele geçen maddenin türü ve miktarının kullanım sınırında kalması, sanık …’in ikametinde gerçekleşen uyuşturucu alışverişine ilişkin tutanak tanıklarının doğrudan görgüye dayalı bilgilerinin bulunmaması, ihbar içeriğinde sanığın adının geçmemesi hususları birlikte nazara alındığında; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık Fatih’in aşamalarda değişen soyut ve çelişkili beyanları dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada; sanık …’in sanık …’ten temin edip tanık Fatih’e sattığı, güvenlik güçlerince yapılan müdahale sırasında tanık Fatih’in üzerinden ele geçen, 1 adet şeffaf renkli poşet parçasına sarılı bulunan ve yapılan analiz sonucu net 82 mg metamfetamin maddesi olduğu tespit edilen uyuşturucu maddeyi, Fatih ile birlikte kullanmak üzere para karşılığı diğer sanık …’ten aldığını söyleyip kaçamaklı ikrarda bulunarak kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda açılan duruşma ve yapılan yargılama neticesi sanık …’in 10.04.2021 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu maddi ve manevi tüm unsurları ile işlediği sabit görülmüş; eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ele geçen uyuşturucu madde miktarı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmadan 10 yıl hapis ve 1000 gün karşılığı adli para cezası tertip edilmiş, ancak İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden farklı olarak, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak verilen ceza yardımın niteliğine göre takdiren 1/2 oranda indirilmiş, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları ile aldığı cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince verilen adli kontrol kararının devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 31.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/493 Esas, 2022/460 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.