Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/10094 E. 2023/8857 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10094
KARAR NO : 2023/8857
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık … yönünden); Bozma (sanık … yönünden)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2019 tarihli ve 2019/706 Esas, 2019/762 Karar sayılı kararı ile Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/394 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/394 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2017/394 Esas, 2021/359 Karar sayılı kararı ile sanık …’nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 11.000,00 TL adli para cezası; sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 4 ay hapis ve 14.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık … hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/2845 Esas, 2022/1315 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık … bakımından temyiz isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle hükmün onanması; sanık … bakımından hükmün bozulması kararları verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 2. Sanığın, soruşturmanın ilk anından itibaren uyuşturucu maddeyi temin edip araca koyan kişinin ismini verdiğini, en yüksek hadden etkin pişmanlık indirimi yapılması gerektiğine, 3. Re’sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.

B.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık …’nın soyut iddialarından başka somut ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3.Eksik inceleme yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Re’sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstihbari bilgi doğrultusunda olay günü Sakarya Gişelerinde durdurulan araçta yapılan aramada 18 ayrı poşette daralı 15 kg 720 gr, net 12.660 gr olup %50 oranında esrar elde edilebilen hint kenevirinin ele geçirildiği, araç sürücüsü sanık …’nın soruşturma aşamasında, Abdulkadir’le araca uyuşturucu madde saklamaları ve kendisine para verilmesi karşılığında anlaştıklarını, Batman’dan kiraladığı araca Abdulkadir’in uyuşturucuyu zulaladığını, yolculuk esnasında Abdulkadir’in kendisini aradığını beyan ettiği, Abdülkadir suçlamayı kabul etmemiş ise de; Hamza’nın aşamalardaki istikrarlı beyanları, Abdülkadir’in Diyarbakır’dan İstanbul’a uçak ile seyahat ettiğinin sabit olması, Hamza’nın Abdülkadir’in kullanımında olan ve irtibat kurduğunu ileri sürdüğü 0 505 140 23 26 numaralı hattın Tuğba Gurbet Yılmaz isimli şahsa ait olduğunun ancak fiili kullanıcısının tespit edilemediğinin bildirilmiş olmasına rağmen Hamza’nın Abdülkadir’in kullanımında olan hattın 0 505 140 23 26 numaralı hat olduğunu beyan etmesi ve HTS analiz raporunda, Hamza’nın kullanımında olan hat ile 0505 140 23 26 numaralı hattın 116 kez irtibat kurduğunun ve 20.06.2017 tarihinde baz şehrinin Batman-Diyarbakır-İstanbul olduğunun tespit edilmesi, Abdülkadir’in, tutuklu iken Hamza’ya yazdığı mektupta “Keşke beni dinleseydin, akşam yatsaydın da öyle çıksaydın. Sen kendi kafana göre hareket ettin” ibarelerinin yer alması, mektup ve içeriğini doğrulamakla birlikte bahsi geçen ibarelere ilişkin olarak tatmin edici açıklamalarda bulunmamış olması, Hamza’nın Abdulkadir’e suç atmasını gerektirir herhangi bir husumetin tespit edilememiş olması karşısında; uyuşturucunun miktarı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiş; Hamza’nın aşama beyanları ile Abdülkadir’in tespit edilip suça iştirakinin sabit görülmesi karşısında Hamza hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince Abdulkadir’in adli sicil kaydının incelenmesinde Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/73 Esas ve 2018/631 Karar sayılı ilamındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun suç tarihinin 07.11.2017 olup iddianame tarihinin 14.02.2018 olduğu; istinaf incelemesine konu dosyadaki suç tarihinin ise
21.06.2017 olup, iddianame tarihinin 07.10.2019 olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmış ise de; davaya konu suç tarihinden beş ay sonra Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması yapılan suçun işlendiği, eylemlerin nitelikleri ve aradan geçen süre nazarında Abdulkadir’in yenilenen suç kastı ile eylemlerinin iki ayrı suç teşkil ettiği ve ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği (Örnek içtihat: Yargıtay 20 CD’nin 2019/6127 E ve 2020/2835 K); bu itibarla fiili kesinti oluştuğundan Abdulkadir hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı belirtilip, Hamza hakkında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtaratına yer verilmemesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin göz önüne alınmaması ve Sakarya Adli Emanetinin 2017/2562 ve 2016/573 sayılı emanet eşyası olarak saklanan uyuşturucu madde ile İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarının 04.08.2017 tarihli ve İST-KİM-17-19403 sayılı raporunda şahit numune olarak alındığı belirtilen uyuşturucu maddenin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddesinin fıkra numarasının gösterilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık …’nın tutuklanma tarihi, 21.06.2017 olduğu halde; hüküm başlığında 21.06.2021 olarak gösterilmiş ise de; bu husus mahallinde giderilebilecek yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 08.09.2020 tarihli 11 inci celsede sanık …’nın kendisine ait olduğunu beyan ettiği 0507 738 23 76 ve 18.03.2021 tarihli 14 üncü celsede Abdulkadir’e ait olduğu değerlendirilen 0505 140 23 26 numaralı hatlara ait HTS kayıtlarının istenilmesi yönünde karar verildiği, söz konusu HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından UYAP üzerinden gönderilerek dosyaya kaydedildiği, 26.11.2020 tarihli 12 nci ve 27.04.2021 tarihli 15 inci celselerde okunarak sanık müdafiilerine diyeceklerinin sorulduğu, Sakarya Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.06.2021 tarihli HTS Analiz Raporuna göre sanık …’e ait olduğu değerlendirilen 0505 140 23 26 numaralı hattın 20.06.2017 – 21.06.2017 tarihinde baz bilgilerinin Batman- Diyarbakır- İstanbul şehirleri olduğu, Türk Hava Yolları’nın 20.02.2021 tarihli cevabi yazısına göre sanık …’in 21.06.2017 tarihinde Diyarbakır’dan İstanbul’a seyahat ettiğinin belirtildği, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık …’in 28.01.2019 tarihli müdafi huzurunda alınan savcılık ifadesinde, annesi Sadiye Yömen’e ait olduğunu belirttiği 0531 526 67 22 numaralı hat ile sanık …’in kullandığı 0505 140 23 26 numaralı hat arasında 31.05.2017, 07-12- 13- 14- 15- 16- 17-
18-19-20-21.06.2017 tarihlerinde görüşme kaydının bulunması karşısında; 0505 140 23 26 numaralı hattın Abdulkadir tarafından kullanıldığı anlaşılmakla; Tebliğnamedeki sanık … yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık … yönünden etkin pişmanlık hükümleri uyarınca belirlenen indirim oranının yerinde olduğu, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/2845 Esas, 2022/1315 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.